Category — Sinema
Mustafa
Bir Can Dündar belgeseli, Sari Zeybek ten sonraki (benim bildigim ilk) Atatürk projesi.. Müzikler Goran Bregoviç ten… balkanlardan. Ilk gösterim tarihi de adi gibi anlamli; 29 Ekim 2008.
Neden “Mustafa“?
“Kemal” ve “Atatürk” onun sonradan edindigi isimler çünkü…
“Mustafa”da biz, onun en yalin haline ulasmaya çalistik.
Onu sadece annesinin çagirdigi isimle hatirlamak ve hatirlatmak istedik.
Filmin ilk fragmanini Can Dündar in 26 Agustos tarihli güncesinden izleyebilirsiniz.

Babasini kaybedip evsiz kalinca, çali çirpidan bir uva yapti kendine… Yarin, topragini kaybeden halkina, çöken çinarin dallarindan yepyeni bir yurt kuracakti.
September 4, 2008 Comments Off
Wall-E
Pixar ın yeni hikayesi; Wall-E, çöp içerisinde terkedilmiş bir dünya da yapayalnız kalmış bir robotun hikayesi… fragmanına bayıldım :) bu adamlar şahane iş çıkartıyorlar gerçekten.
June 12, 2008 Comments Off
The Happening
Night Shyamalan ın yeni filminin adı; ya da 6. his, işaretler ve köy ün yönetmeninin yeni filmi…
Fragman şahane, youtube tan olmayan bir halini bulmak için epey bir takla attım :) ama kesinlikle görülmeye değer.
June 8, 2008 Comments Off
21
Biraz zeka, biraz blackjack, biraz da vegas… işte size 21
Film br kitap uyarlaması aslında, kitabın adı da Bringing down the house…
Bir gurup MIT öğrencisinin kart sayma hünerlerini blackjack masalarında sergileyip, vegas kumarhaneleri nasıl soyduklarını anlatan keyifli bir film.

Zeki öğrencilerini avlayıp, eğitip, blackjack masalarına oturtan akdemik-karizmatik (hafif de kaçık) hoca karakteri ile Kevin Spacey kesinlikle görülmeye değer. Filmin alt kurgusundaki aşk hikayesi pek dişe dokunur olmasada, Vegas ın tüm o otellerinin boy boy sıralandığı ışıltılı-albenili “strip” ini ve “sanal” hayatını şahane bir görsellikle ile sunmakta çok başarılı bir film.
June 8, 2008 Comments Off
La Zona
Amerika kıtasında çekilen ama holywood yapımı olmayan enfes bir film; La Zona.
Meksika da, yüksek duvarlar ile etrafındaki gecekondulardan ayrılan, kendi güvenlik görevlileri ve hatta kanunları olan bir sitenin adı La Zona.

Hikaye özünde bilindik ama oldukça çarpıcı; sınıf ayrımının, “biz ve onlar” ın öyküsü var. Duvarlar arasında sıkışıp kalmış bir dışarılının ve hep o duvarların içerisinde rahat ve korunarak büyümüş birinin, kesişen yolları anlatılmış.
Filmde çok beğendiğim bir sahne vardı: site meclisinde alınan infaz kararına itiraz eden adamın, sonrasında 3–4 yaşındaki oğluna bakıp söyledikleri:
“When my son grows up and asks me… How will I explain why we live behind a wall?”
May 31, 2008 Comments Off
Vantage Point
Dünya barışı için uğraşan bir amerikan başkanı ve o nu öldürmeye çalışan bir gurup terorist/komplocu/hain…

Nasıl? … ilk bakışta “kesin buram buram amerikanizm kokan bir film” dir demeyin sakın. Tersine, hedefdeki ismin milliyetini son derece az hissediyorsunuz.
Bu noktayı aştıktan sonra, oturup bu muhteşem filmin, o nu muhteşem (ama gerçekten) muhteşem yapan kurgusunun keyfini çıkartın.
Aynı olayı farklı insanların gözünden yeniden, yeniden ve yine yeniden izlemek bir parça rahatsız edebilir (kabul ediyorum). Ama her seferinde gerek düğümden çözdükleri ile gerekse sürekli artan gerilimi ve temposu ile şahane bir film; vantage point.
April 11, 2008 Comments Off
Cloverfield
Aylar önce fragmanını verdiğim cloverfield filmini sonunda izledim (aynı yazıdaki diğer film olan 21, henüz atlantiğin bu yakasına ulaşamadı)
Bir yaratık/canavar filmi düşünün;
- devasa bir canavar dünyanın en kalabalık adasını (aslında bir yarım ada ama ısrarla ada dedikleri manhattan) istila eder
- canavarın etrafı yakıp yıktığı bir ortamda, evinde mahsur kalan sevgilisini kurtarmaya çalışan bir genç adam ve ona yardım eden arkadaşları.

Çok bilindik bir senaryo değil mi?
O zaman bütün bu yıkım ve istilayı oyunculardan birinin elindeki bir kameradan izlemek istemez misiniz? işte cloverfield in en büyük özelliği; mide bulantısı vermeden el kamerası ile çekilmiş olması (görsel efektleri de ihmal etmemişler).
Bana yıllar öncesinin efsane filmi Blair Cadısı’nı hatırlattı.. O filmde de herşeyin gerçek olduğu idda edilmiş, filmin sonradan bulunan bir kamera görüntülerinden derlendiği söylenmişti. Cloverfield da benzer bir idda ile başlıyor; “amerikan ordusu bu kaydı eskiden central park olan bilinen yerde bulmuştur”… diye.
“bu hikaye benim hayal gücümün eseri değil, …….. den aldım” diyerek insanları gerçekten inandırmayı başaran tek bir insan var(dı); JRR Tolkien, malum yüzüklerin efendisi’ni filmde de sıkça görülen Bilbo nun kırmızı kaplı kitabından yazdığını (ve hikayenin tamamen gerçek olduğunu) söylemişti herdaim :)
April 11, 2008 Comments Off
Birthday Girl
İngiltere de, doğduğu kasabadan ayrılamamış, banka çalışanı, bekar John … günün birinde internet ten bir rus gelin sipariş eder.
Şans bu ya, rusya dan Nicole Kidman gelir! (bir erkek daha fazla ne isteyebilir ki?)
Şaka gibi değil mi? ama sadece film!
2001 yapımı bu filmi, arşivlerden bulup, sırf Kidman ı böyle bir karakterde görmek için izledim, epey de eğlendim. Sürpriz bir sonu olan hoş bir seyirlik.
January 15, 2008 Comments Off