Lifelog of Musa Yılmaz

Category — Sinema

The twilight saga: New Moon

Twilight filminin devami hiç vakit kaybetmeden bu sene vizyonda olacakmış.

Bir vampir filminin bana göre olmaz ise olmazı: kurtadamlar ile birlikte üstelik…

Gerçi bu seri diğer vampir filmleri ile kıyaslandığında oldukça “hafif” kalıyor; mesela aşağıdaki fragmandaki kurt adamı izleyin… ya da ilk filmi izlediyseniz güneş ışığında pırlantaya dönüşen vampirleri hatırlayın.

ve bütün bunları lütfen Underworld üçlemesi ile kıyaslayın. 

Twilight serisinin (artık bir seri olduğuna göre) ilk filmini ben oldukça keyifle izledim; bana göre romantik vampir filmi, ama kurgusu, çekimleri ve müzikleri ile oldukça başarılı… devamını merakla bekliyorum.

Birde kitap serisini de okumaya niyetlendim: artık Stephenie Meyers imzalı Twilight kitaplarinın türkçe çevirileride bulunuyormuş üstelik. 

June 2, 2009   2 Comments

Burn-E

Yeni öğrendim. Meğer Wall-E nin dvd sinin içinde bir minik sürpriz varmış: Burn-E!

keyifli seyirler. 

June 1, 2009   Comments Off

Ice Age 3

Dawn of the Dinosaurs

Bakın bundan yeni haberim oldu…

önce scratch, 

sonra scratchy :) bakın bu karakter müthiş! 

ve filmin ilk fragmanı; Sid yine müthiş… 

  

April 14, 2009   Comments Off

Oscar 2009

Bu yilin oscar adaylari açiklandiginda iki tahmin de bulunmustum sadece;

ilki izlemekten büyük keyif aldigim son Batman filmindeki müthis/harika/inanilmaz Joker rolünden dolayi Heath Ledger in yardimci erkek ödülünü alacagi idi. Bu oyunculuga ölü ya da diri ödül vermeleri kesinlikle gerekli idi…

ikincisi ise izlemedigim bir film konusunda tahminde bulunmustum; Milk. amerikanin ve kaliforniyanin ilk escinsel senatörünün yasam hikayesini anlatan film ile aslinda San Francisco da tanistim. Sehrin escinsel bölgesi castro nun basinda büyük bir is merkezi var; “Harvey Milk Plaza”, yaninda da devasa bir gökkusagi bayragi dikili idi…. Castro caddesinde biraz daha ilerleyince karsimiza çikan tarihi sinema da ise haftalar geçmesine ragmen hala “Milk” gösteriliyordu.

Castro.milk

Bu kadar ilginin üzerine kaliforniya nin liberal ve ilimli yaklasimini da ekleyince Sean Penn in ödülü alacagini tahmin etmesi çok da zor degildi dogrusu.

February 23, 2009   Comments Off

Underworld 3 (aslinda 0.5)

Vampirler ile kurt adamların kapıştığı Underworld serisinin 3 numaralı filmi “Rise of the Lycons” okyanusun öteki tarafında gösterime girmiş.

Önce, “bu filmden nasıl haberim olmaz?” şaşkınlığını yaşadım…

Daha sonra filmin aslında bir devam (sequel) filmi olmadığını, 1 numaralı filmden de öncesini anlatan (prequel) bir film olduğunu öğrenince: “hikaye devam ettiği sürece sorun değil” dedim…

Bu noktada Lucas ı, ilk Star Wars filmini Episode 4 adı ile taa 1977 de yayınladığı için tekrar tebrik etmek istiyorum :) 

Son umudum Kate idi… malesef o da filmin kadrosunda değilmiş… hiç Kate Beckinsale olmadan bir Underworld filmi daha çekilir mi? Haksız mıyım ama?

Fragman güzel bereket… 

January 26, 2009   Comments Off

Issiz Adam

Müzikleri mi güzel yoksa filmin kendisi mi? yoksa bir metropol ilişkisini anlatırken 30 sene öncesinin şarkılarını dinlemek mi?

Belkide galata nın arka sokakları, arada görünen Galata Kulesi nin büyüleyici güzelliği…

Ya da kulaktan kulağa fısıldanan filmin kapanış sahnesi; dil konuşurken gözlerde anlatılan hikayenin etkisi.. hayatın akıp giderken aniden yavaşlayıp duruvermesi.

gülünce deniz köpüğü gözleri kaybolan bir kadın; Melis Birkan… ve beklediğimden kat ve kat başarılı bir oyunculuk çıkartan bir adam; Cemal Hünal. Modern ve eski, sonu anlatılmaz ama mutlaka izlenir bir aşk hikayesi.

Çağan Irmak yıllar geçtikçe daha da usta bir yönetmen olduğunu düşünüyorum, bakalım zaman daha neler getirecek.

Çağan Irmak bende iz bırakan bir film daha hediye etmiş, teşekkür ederim!

January 6, 2009   Comments Off

turkcell neden “Mustafa” ya sponsor olmaktan vazgeçti?

Can Dündar imzalı Mustafa filmi vizyona girdi… ama filmin 1 ay kadar önce yayinlanan afisindeki “turkcell” yazısı kalkıverdi.

ilk çıkan haber turkcell in

“bizim her kesimden müsterimiz var, bu filme sponsor olursak bir kesimi karsimiza alabiliriz”

düşüncesi ile sponsorluktan çekildiği yönünde idi..

Daha sonra Turkcell den yapılan resmi açiklama :

… proje yapimcisiyla yaptigimiz ön görüsmelerde, filmin beklentimiz yönünde Atatürk’ün liderligini, dehasini ve kahramanligini dünyaya tanitmaktan çok, Atatürk’ün özel hayatina odaklanan bir film oldugunu görünce projede yer almayi tercih etmedik.

yı okuyunca açıkcası hiç şaşırmadım. Sonuçta turkcell küresel bir telekom devinin (Fin/İsveç li Sonera) Türkiye deki şirketi, o kadar… Güçlü imajının yanına, Atatürk ü beklerken Mustafa yı yakıştıramamış o kadar…

Lütfen kimse çok uluslu bir şirketten Mustafa yı izleyip Atatürk ü anlamaya çalışmasını beklemesin, ya da Atatürk ün aslında Mustafa olduğunu!

PS: Asıl en komik olan ne biliyor musunuz? Zamanında Çukurova grubu Turkcell deki yarı hissesini Sonera ya satmak zorunda kaldığı zaman; zil takıp oynayan (ve hatta gelen para yı kastederek “Rahat bir nefes aldık” şeklinde manşet atan) gazetenin, bu olaya “ah başımıza bunlarda mı gelecekti?” şeklinde tepki vermesi cidden çok ama çoook komik.

October 29, 2008   2 Comments

WallE ve digerleri…

Bayramda kaçtim akdeniz kiyilarina, gidis geliste 2 harika film izledim. Ilki Wall-E, pixar in yeni saheseri:

Voli

Insanlarin asiri tüketimden dolayi çöp altinda kalan dünyayi terk ettigi bir gelecek.. çöpleri toplasin, kutu kutu yapsin, bu kutulari lego gibi dizerek gökdelen yapsin diye geride birakilmis bir robot.. hem akla hemde göze hitap eden enfes bir film!

Filmin en sevdigim sahnesi kesinlikle “robot hastanesi” idi.. onca “deli” robotu görmek harika idi, birde sevgili Mert in “girgir” adini verdigi temizlik hastasi bir robot varki..

Girgir

Akinç kizlarinin tavsiyesine uyup Primal Fear i izledim, Richard Gere in (yine) son derece “cool” bir avukati oynadigi, sonunda Edward Norton un büyük bir sürpriz yaptigi, senaryosu tanidik, müzikleri enfes bir film.. Hatta filmden harika bir portekiz sarkisi olan Cancao do Mar video su!

Filmlerden devam edelim, merakla bekledigim bir Ferzan Özpetek filmi var, “Mükemmel Bir Gün”… içinde elbette bir Sezen Aksu sarkisi (Sanima Inanma) olan bu filme (ve hayata) dair çok güzel bir röportaj okudum, Ayse Arman in kaleminden… 

October 13, 2008   21 Comments