Category — Müzik
Sezen Aksu – Bu Gece
Kapıdan içeri girdiğinde yine gözleri ışıl ışıldı belki, kokusu, sevgisi aynıydı belki.. ama o bakışlarda öyle birşey yatıyordu ki! Gözlerini görür görmez anlamıştı gözlerim; o kollarımda geçireceği son gece için gelmişti. Yarın yoktu önümüzde, sadece bu gece vardı.. ayrılık kapıyı sessizce çalmıştı. Oysa aşk hiç bitmeyecek bir hikaye değil miydi? Kim hangi zaman kandırmıştı ve ben böylesine çaresizce yakalanmıştım bu ayrılığa! Oysa söylememişti bile daha, sadece gözlerinden okumuştum yüreğinden geçenleri. İçimde kabaran denize inat sustum o gece; ne ayrılığa itiraz ettim, ne de önümdeki son geceye. Hiç bitmemesini, güneşin hiç doğmamasını, sabahın asla gelmemesini dileyerek kollarımın arasına aldım onu.
(bir ara elimden düşmeyen bir kitaptan aklımda kaldıkları hali ile alıntıdır!)
Al beni,
götür kanatlarında bu gece
Uçurup diyar diyar
sev beni sevilmedigim kadar
Unuttur yalnız yaşadıgım her geceyi öyle gelGör beni,
bulup karanlıklarda sar biraz
Ki dogmasın sabahlar,
al sevgim hiç vermedigim kadar
Unuttur yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel
October 20, 2007 4 Comments
Rialto – 5:19
Nereden düştü aklıma anlamadım; oysa yatağıma uzanmış (daha da eskilerden) Abba dinliyordum! Aniden şarkının iki cümlesi zihnimde dönmeye başladı.. Neydi bu diye kıvranmaktan vazgeçip, yataktan fırladım ve google ın başında buldum kendimi; şarkıyı da buldum!
“Monday Morning 5:19” 10 sene öncesinden, 1997 den (vay be…) Bu şarkı ile çabuk parlayıp, sonrasında ise fazla tutunamayan bir İngiliz pop grubu olan Rialto nun en meşhur şarkısı. Grup Beatles havasında, şarkıda saf 90 ların pop şarkılarından.
PS: Acaba hangi Abba şarkısı bana bu şarkıyı hatırlattı? Tahminleri alabilir miyim?
PS: 5:19 benim ilk dijital müzik arşivimde vardı (evet geçmiş zaman kullandım). Microsoft system-restore u icat etmişti ya; ben de bir ara My Music klasörümü windows ayarları ile oynayıp D sürücüsüne, o klasörün üzerine taşımıştım. Sonrasında ise tarihimin en büyük aptallığını yapıp sistemi eski bir tarihe “restore” et deyivermiştim.. My Music klasörü C sürücüsüne geri dönmüştü ama benim arşivin yerinde yeller esiyordu. Hatırlıyorum da, acaip çok sinirlenmiştim. Onca şey denemiş, sonunda şarkıların (yekün 2 GB idi) üzerine bir bardak (buz gibi) su içmiştim 
September 28, 2007 No Comments
Beni Anlama
1997 yazından kalma bir şarkı var bu gece kulaklarımda… O yaz, o yolda o kadar çok dinlemiştim ki bu albümü… Bu gece bile gözlerimi kapatınca, kendimi (hala) antalya-kemer yolunda buluyorum!
Baksanıza 10 sene geçmiş üzerinden..
(Malesef böylesine güzel bir şarkının hiç videosu olmamış.. Ama youtube aşıklarından biri sağolsun, yukarıdakini hazırlamış.)
Şarkının bana en çok dokunan kısmı, elbette sözleri ..
Aşk incelik ister canım hoyrat olma
Beni böyle sev değiştirme boşver anlama
Bir güç savaşı değil bu kendi haline bırak
Galibi yoktur ki hiç aşk bu unutma
Keşke anlatabilsek değil mi? Güçler savaşının ne kadar anlamsız olduğunu, bütün bu “sevdiğini değiştirme” sevdasının ne kadar yorucu olduğunu! ve de aslında o ilk başta sevdiği kadın/adam dan uzaklaştırmaya çalıştığını..
September 10, 2007 1 Comment
Almaz, Tenedos ve Ayça
Ankara da.. Arjantin caddesi.. cadde nin başlarında.. Nurol un binasının hemen karşısında sakin bir sokak var.. birkaç adım mesafede ise Tenedos isimli harika bir mekan var!
Tenedos; bozcaada nın eski adı imiş.. sanırsam yunanca…
Geçtiğimiz perşembe akşamı, bozkırın ortasındaki adaya, sevgili Ayça yı dinlemeye gittik. O’nu ilk defa jazz söylerken dinledim.. Bayıldım! O’na jazz ın bu kadar çok yakıştığını hiç bilmiyordum.
Almaz; benim için gecenin şarkısı idi… Ayça nın sesinden dinlemek ise muhteşemdi..
Almaz, pure and simple
Born in a world where love survives
Now men will want her
Cause life don’t haunt her
Almaz, You lucky lucky thing
Ayça yı dinlemek isteyenlere, Tenedos a gitmeleri elbette tavsiye olunur.. Denize açılmaktan korkanlar için ise, Ayça dan “I have nothing” …
September 8, 2007 2 Comments
Burcu Güneş – Kaybol Benle
Kulağıma istanbul karaköy de takılmıştı bu şarkı.. iki adım ötedeki boğaza karşı kahvaltı yaparken, radyodan yükselen Burcu Güneş in sesini hemen tanımış, çantama el atıp kendi müzik arşivimden bulup yeniden dinlemiştim.
İstanbul resimleri hala elime uşamadı malesef!
Ama müzik hala kulaklarımda..
Kurumuş yapraklar dudaklarım gibi
Gidiyorum uzaklara
Her düşen damla kalıyor ardımda
Ağlıyorum son defa…
Dalgalar koyu mavi
Senden izler silindi
Zaman geçti söyle ne değişti sence?Sahip olma hiç ruhuma, kaybol benle
Kaybol… kaybol benle
İlk öpüş gibi.
Sahip olma hiç bana, ama kaybol benle
Kaybol… kaybol benle
İlk seviş gibi.Kurumuş yapraklar dudaklarım gibi
Gidiyorum uzaklara
Haklı olmayı, mutlu olmaya
Tercih ettim son defa…
Dalgalar koyu mavi
Senden izler silindi
Zaman geçti söyle ne değişti sence
PS: Havada deniz kokusu mu var yoksa?
August 26, 2007 1 Comment
Kerem Bayar – Yok Benzeri
Kaç zamandır bu yazıyı yazacaktım, önce albümü alayım dedim… bulamadım bekledim bir süre, sonra aldım ama dinleyim iyice dedim.. derken bugüne kısmet oluverdi.
Haziran sonu, mezuniyet töreni akşamı bir telefon alıverdim, çok eski ve çok sevdiğim bir arkadaşımdan.. Kerem den! Haber beni yerimden zıplatacak kadar heyecan verici idi. (ilk önce evlilik gelsede aklıma, ikinci tahminde tutturdum): albümü çıkıyormuş, videosu tv de yayınlanacakmış, web sayfası hazırmış.. vs vs.
Önce küçük dilimi yutsamda, kendime geldikten sonra ankara da albüm avına çıkıverdim. Küçük çaplı bir seferberlik ilanından sonra, geç te olsa antalya dönüşü ulaşabildim albüme (sonunda). İlk video benim favori şarkıma olmasa da, müzikal açıdan çok başarılı ve zengin bir şarkıya çekilmiş;
Kerem, benim anadolu lisesi hazırlığından, 18 senelik arkadaşım.. canım; öyle çok emek ve öyle çok heyecan katmış ki yaptığı işe, o enerjiyi paylaşmamak, hissetmemek mümkün değil gerçekten.
Çok şık bir tasarıma sahip bir web sayfasıda var kendi adına yine (www.kerembayar.com), sayfa üzerinden albümdeki tüm şarkıların 30 ar saniyelik kısımlarını dinleyebilirsiniz. Albüm konusunda objektif olmam mümkün değil sanırsam; ben bayıldım, kaç gündür sürekli dinleyip duruyorum, beğenirseniz lütfen gidip sizde alın. Büyük plak şirketlerine inat, kendi başına emek ve sevgi ile bu işe sarılmış dünya tatlısı bir adama destek olursunuz inanın.
July 13, 2007 2 Comments
Aşığın hatrı
aşığın hatrı sorulmazsa eğer
solan gül gibi yiter gider
onuruyla kalır zavallı
sevdiğiyle kalır sevenaşığın hatrı sorulmazsa eğer
solan gül gibi yiter gider
kural budur bu dünyada
sevdiğiyle kalır seven
takılıp kaldım ben yine.. daha elime geçiremediğim bir albümden, sadece 32 saniyesini dinleyebildiğim bir şarkının sözlerine!
Yarın… albümü elime geçirip defalarca dinledikten sonra.. anlatacağım! Şimdilik, bu sayfayı sıkça ziyaret edenler için bir minik ipucu/değişiklik yapıverdim..:)
June 28, 2007 No Comments
starsailor – way to fall
Geçen sene nisan dı sanırsam.. starsailor odtü stadyumunda idi.. ankara nın nisan ayazına inat, gecenin 11 ine kadar bekleyen bir avuç insanın karşısına çıktıklarında donmak üzere olsam da; onları orada, o sahnede görmek muhteşemdi. Hatırlıyorum da.. Sahneye çıktıklarında “hey.. we are starsailor” diye kendilerini tanıtma ihtiyacı duyduklarında nasıl da üzülmüştüm!
Bu gece playlist imi enfes güzel şarkıları ile işgal ederlerken; aklıma “the way young lovers” ı ilk defa dinlediğim an geliverdi.. bildiğim ilk starsailor şarkısı idi!
We strolled through fields all wet with rain,
back along the lane again,
There in the sunshine,
In the sweet summertime,
The way that young lovers do
I kissed you on the lips once more
ama bu gece kulaklarımda (bolca) çınlayan başka bir starsailor şarkısı var.. bir eskişehir yolculuğunda ilk defa dinlediğim.. daha ilk cümlesi ile beni kalbimden vuran “way to fall”…
Öyle güzelki sözleri.. özellikle bu gece…
Oh, I’ve got something in my throat
I need to be alone
While I sufferOh, there’s a hole inside my boat
I need to stay afloat
For the summer long
June 26, 2007 No Comments