Lifelog of Musa Yılmaz

Category — Müzik

Bryn Christopher – Quest

İsime aldanmayın, ingiliz pop-soul grubu aslında, ilk şarkıları da “The Quest”

Meğer Grey’s Anatomy nin 4. sezon final bölümünde dinlemişim, dün radyo da duyunca neden bu kadar tanıdık geldiğini anlayamamıştım, google sağolsun öğrendim :)

grubun myspace sayfası ve resmi web sayfası… 

(youtube öldü, yaşasın dailymotion)

I’m leaving tonight
Going somewhere deep inside my mind
I close my eyes slowly
Flowin’ away slowly
But I know I’ll be alright
It’s coming stronger to me
And I know someone is out there
Lead the way
Lead the way
Show me the answers I need to know 

June 21, 2008   No Comments

Maddy ve Sert Şeker

Herkesin bir “ilk madonna şarkısı” kesinlikle vardır, benimkisi “La Isla Bonita” idi ve daha ilkokulu yeni bitirmiş, yeni yeni ingilizce öğrenmeye başlamıştım.

80 lerin tartışmasız pop kraliçesi idi; true blue, live to tell, spanish eyes, like a prayer.. hala dinlemeye doyamadığım şarkılar oldu.

Sonra 90 lar geldi ve Maddy, değişti… Erotica, Bedtime Stories ve Ray of Light.. kanımca 3 geçiş albümü idi; değişen dünyada bir arayış idi.. Ama bu albümlerden Rain, Take a Bow, Frozen gibi klasikler çıkıverdi.

Music albümü bana göre maddy nin dönüm noktasıdır, o nun zamana ve kuşaklara meydan okumasının kanıtıdır, ki Nobody’s Perfect ve Gone gibi iki muhteşem (ve az bilinen) şarkıyı içerir.

American Life ise Madonna nın 11 eylül’e cevabıdır…

Music ten sonraki ikinci patlamasını ise kesinlikle Confessions on a Dance Floor albümü ile yapıverdi, 80 lerin pop müziğini 90 ların disko ritimlerinin içerisine ekledi ve milenyumun öteki tarafına taşıyıverdi… Hang Up ve Sorry ile dans etmek istemeyen yoktur herhalde.

ve geçtiğimiz ay Hard Candy ile “Who is the master? Who is the slave?” sorusunu sordu :)

yaklaşık 2 haftadır bu albümü dinliyorum, ve dinledikçe maddy nin ne kadar güzel müzik (ama gerçekten müzik) üretebildiğine yeniden ve yeniden hayran oluyorum. Her ne kadar Voices isimli son şarkısına takılmış olsam da, “sert şeker” tek kelime ile muhteşem…

May 28, 2008   No Comments

Metallica ve P2P

Dosya paylaşım sistemlerinin en güzeli ve atası Napster ın o en meşhur olduğu günleri yaşarken, .. metallica aniden sahneye çıkmış ve açtığı dava yı kazanarak o mesut günlerin sonunu getirmişti.

Aslında tam olarak napster ı kapatmamıştı ama istediği şarkı isimlerinin sistem üzerinde filtre edilmesini sağlamıştı.. ki  bu da hemen hemen kapatma anlamına geliyordu.

Aradan yıllar geçti, napster adı o kadar yerleşmişti ki küllerinden (ama üyelik sistemi) ile yeniden doğdu. P2P sistemlerini ise engellemek ise hiç mümkün olmadı.

Geçtiğimiz yıl amerikanın en büyük müzik marketi iTunes oldu, Radiohead son albümünü internet ten “isteyen istediği kadar para ödesin” (istemeyen hiç ödemesin) ile sattı.. ve oldukça başarılı oldu.

Şimdi aynı Metallica kalkıp bir sonraki albümlerini Radiohead in yöntemi ile satabileceklerini söyleyince

habere yazılan ilk yorum benim de düşüncelerimi içeriyor;

What hypocrites!! They were just as blind as the record companies and now, with their tail between their legs they come to the internet table looking for a piece of the pie that they originally fought hard against.

Unbelievable!

I for one, would completely boycott these morons!

April 29, 2008   No Comments

Miss Grammy

.. ya da zenci sesine sahip beyaz kadın, soul, r&b, jazz karışımı bir müziğin üzerine muhteşem bir ses; Amy Winehouse.

Grey’s Anatomy nin bir bölümünde “You know I am no good” u kısacık dinlemiş.. vurulmuştum.

(yaşasın youtube yasağı kalktı sonunda!)

5 grammy ödülü kazandığı albümü “Back to Black” bir süredir benim resmi spor müziğim oldu. Albümde bazı şarkılar var ki; Me mr jones, Wake up alone, Tears dry on their own ve Love is a losing game… muhteşemler.

For you I was the flame,
Love is a losing game

March 30, 2008   No Comments

Beatrice ve Ünzile

Tüm bu türban tartışmalarının ortasında başka bir gerçek, kapalı kapıların arasından süzülüp gazete köşelerine çıkıverdi; bu ülkenin 20–30 yaş arası kadınlarının yarısından çoğu evde yaşıyor, çalışmıyor, iş aramıyor…!

Danimarka, Slovakya, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Litvanya, Slovenya, Estonya, Kıbrıs Rum kesimi, Lüksemburg, Malta, Norveç, İzlanda, Hırvatistan, Makedonya ve Arnavutluk gibi ülkelerin toplam nüfusları bizim eve kapattığımız kızların sayısından daha az

(Güngör Uras ın 7 Şubat 2008 tarihli yazısından alıntıdır)

Oysa çok yıllar önce Aysel Gürel ne güzel dile getirmişti bu gerçeği değil mi? Sezen Aksu nun sesinde hayat bulan Ünzile şarkısında;

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine

Amin Maalouf un kaleminden çıkmış, benim geç keşfettiğim muhteşem bir kitap var; Beatrice ten sonra birinci yüzyıl. Bir gelecek ütopyasında, herkesin oğlan çocuk istediği ve çoğunluğun buna ulaştığı bir dünyanın nasıl da kaosa sürüklendiğini anlatır.. Beatrice in babasının gözünden, kızının önündeki korkunç geleceği adeta resmeder. Kadınsız toplumların nasıl da şiddete sürüklendiğini anlatır.

Kitabı okurken ülkemdeki durumun bahsedilen gelecekten çok da farklı olmadığını, düşünmüştüm. O kaos geleceğinde Beatrice te Ünzile nin kaderini paylaşıyor, kapalı kapılar arkasında bir hayat sürmek zorunda kalıyordu.

Ve içlerinde ne çoktur o kızların diyelim ki Afganistan’daki burkalı kadınlara bakıp acıyan. Oysa kendi burkaları sadece daha geniş, evleri kaç metrekare ise o kadar.

(Ece Temelkuran ın İçimizdeki ev kızı başlıklı yazısından alıntıdır)

February 9, 2008   1 Comment

“Sana hiç kırılmamış hayaller getirmiştim”

Son saatlerine girdiğim 2007 ye dair öyle çok planım, umudum, hayalim vardı ki..

ne planlananlar, ne de hayaller gerçekleşti;

Uzak ufuklara yelken açmayı düşlerken, senenin sonunda aynı limandan denizi seyreder buluverdim kendimi.

2007 nin son aylarını kırılmış hayallerimi yeniden birleştirmekle geçirirken, yeni gelen yıla dair hiç hayal kurmayacağıma dair kendi kendime söz vermiştim…. sanki mümkünmüş gibi.

Oysa eskisinden daha da çok hayal kurmuşum yeni yıla dair.. sadece artık düşlerimi daha çok kendime saklar olmuşum.

Nazan Öncel’in son albümünde öyle tatlı bir şarkı var ki; Zehirli Sarmaşık!

ve o şarkının içinde geçen tek bir cümle var ki; o da bu yazıya başlık oldu!

Dilerim 2008 size hiç (ama hiç) kırılmamış hayaller getirir.

December 31, 2007   No Comments

Gripin – Sustukların buyür içinde

Gecenin bir yarısı, kulağımda müziklerim.. kaptırmış kendimi çalışırken.. aslında dinlemezken çalan şarkıları.. sadece çok rahatsız edenleri Next le geçerken.. onca şarkının arasından fırlayıverdi.. bu hüzün ve acı kokan ayrılık şarkısı;

bencil,
ruhsuz
ve boş gözlerle..
karşımdasın yabancı halinle!
bu ilk değil,
ama daha önce
bu son demen
bu kadar… koymamıştı niye

Zordur değil mi? Ayrılık bu kadar tazeyken gidenin ardından güzel cümleler kurmak.. hele o “son anı” defalarca tekrar izlerken.. her küçük ayrıntıyı düşünüp yorumlamakla boğuşurken!

November 20, 2007   No Comments

Kerem Bayar – Afet-i Devran

Sevgili Kerem in 2. videosu ekranlarda, cumartesi den bu yana powerturk te; ve elbette youtube da.

Onca fikir alışverişinden sonra (epey bir zaman ve oylama dan sonra yani), yeni video albümün 7 numaralı şarkısı “afet” e çekildi.  

Cidden çok güzel olmuş.. keyifli seyirler.

October 22, 2007   No Comments