Lifelog of Musa Yılmaz

Category — Internet

FriendFeed

Dünkü yazımda bahsetmiştim; artık yeni bir eğlencem var diye… işte o FriendFeed

Kısaca anlatayım; nedir ne işe yarar bu friendfeed..

Aslında adı üstünde bir “feed” yani haber sitesi. Oturun ve düşünün şimdi; sanal dünya da üye olduğunuz siteleri bir gözden geçirin; flickr a resim ekliyorsunuz, youtube da sevdiğiniz video ları oyluyorsunuz, last.fm deki şarkı listeniz güngeçtikçe zenginleşiyor, blog unuza yeni bir yazı ekliyorsunuz, digg de bir habere oy veriyorsunuz… vs vs…

friendfeed list

Ama bütün bunları paylaşmak ta istiyorsunuz; malum bütün bu sitelerin arkadaş edinme özellikleri mevcut.

Fakat arkadaşlarınızın ayrı ayrı her siteye üye olması, üstüne sizi arkadaş olarak eklemesi, üstüne birde düzenli olarak ziyaret etmeleri gerekiyor ki… gerçekten bu paylaşımlarınızın bir anlamı olabilsin.

İşte FriendFeed tam da bu noktada harika bir harman olarak karşınıza çıkıveriyor; adınıza bir hesap açtıktan sonra, yukarıdaki resimde listelenmiş sosyal paylaşım sitelerinden üye olduklarınızı ekliyorsunuz… bu kadar basit.

Sonrasında friendfeed sizi takip altına alıyor ve adınıza açtığı sayfada tüm bu paylaşım sitelerindeki aktivitelerinizi listelemeye başlıyor; facebook taki arkadaşlarınıza ait news-feed gibi…

Yine facebook gibi, friendfeed e üye olan arkadaşlarınızın aktivitelerini takip edebiliyor, yorum ekleyebiliyorsunuz. Fazlası ise facebook un aplication ları ile sınırla olmamanız, üstüne fazlasıyla zengin bir yelpazede paylaşabilmeniz elbette.

Dedim ya; kral (facebook) öldü, yaşasın yeni kral (friendfeed) :)

Sanal alemdeki gezintilerimi merak edenler için; friendfeed.com/musa

PS: twitter ve netvibes! yakında…

April 17, 2008   No Comments

Geçmişe eposta atmak mı?

Bugün google ın şaka günü ya; işte bir başka güzel hizmet daha;

Eski tarihli eposta atmak isteyenlere işte bulunmaz fırsat :)

Gbacktime

en geç 1 nisan 2004 tarihine kadar gönderebiliyor muşsunuz!!!!

April 1, 2008   No Comments

Broadcast yourself!

Neşe kaynağımız, eğlencemiz Youtube hala kapalı. Hatta bu sefer eskilerden daha da uzun sürdü ve sanırsam sürmeye de devam edecek bu yasak.

Eğer yeter artık diyorsanız işte çözüm;

Abilerin abisi Google da “ultrasurf” aramasını gerçekleştirin; zaten ararken çok şanslı olacaksınız :) …. minicik bu programı indirin ve çalıştırın (bakın kurun bile demedin, sadece çalıştırın)… ve;

Utuub

Program sadece internet explorer ile kullanılıyor, ve açıldığında otomatik olarak IE yi çalıştırıp bir çin arama motoruna bağlanıyor.. sakın korkmayın.

Unutmadan, bazı saatlerde inanılmaz yavaş oluyor… demedi demeyin.

March 25, 2008   No Comments

Facebook mania

Facebook ta 3 evreli bir yaşam hikayem oldu;

1. Arkadaş ekleme evresi; genellikle eğlenceli idi. Kelle avcılığı yapma esasına dayanan, başkalarının arkadaş listelerini kurcalamakla geçen boş saatlerin toplamı.

2. Application ekleme evresi; aa benim da akvaryumum olsun, şuna da balık yollayım, bu bana bira göndermiş, test yapalım kim daha zekiymiş … gibi ıvır ve zıvırlar ile boş vakitleri daha da boşa harcama dönemi.

3. Yeter ama evresi; üff burasıda çok kalabalık oldu dedikten sonra, tüm applicationları uçurma ve privacy ayarlarını sonuna kadar kullanma evresi.

iyice budayarak kısalttığım profil sayfama baktım, çıktısını almaya kalksam “1 sayfaya sığar mı” diye düşündüm ve…. Kesinlikle sığar.

sonunda facebook u arada bir ziyaret eden ve eşe dosta (ve bilmem kaç senedir görmediğim insanlara dair) kısacık haber başlıklarına göz atıp çıkan biri haline geldim.. kısacası kurtuldum.

Sayfaya her giriş yaptığımda, bir arkadaşımın sürekli yeni bir uygulama eklediğini görmeye alışmıştım ki, bugün merak edip profiline baktım. Acaba kaç tane application yüklemiş? derken.. bununla karşılaştım;

Fbookapp

Siz uğraşmayın, matematiği ben hemen yapayım

8 x 24 – 3 = 189!

Nefesim kesildi hala sayıyorum…

January 27, 2008   2 Comments

Devekuşu

Malum hikayeyi herkes bilir, kaçacak yer bulamayan devekuşları saklanmak için kafalaını kuma gömerlermiş.. kocaman bir gövde dışarıda ama olsun!

Bugün yürürlüğe giren internet yasamız ile bizde aynen devekuşu gibi yapacağız artık; beğenmediklerimizi görmeyeceğiz ve rahat edeceğiz.

Beğenmediklerimizi ihbar edebileceğimiz bir alo hattımız bile var artık; biz ihbar edeceğiz, onlar değerlendirecekler ve gerekli görürlerse filtreleyecekler.

Peki kim bu değerlendirecek olan nadide insanlar?.. bilmiyorum ama az çok tahmin edebiliyorum ve korkuyorum.

Bu yasa için sebep olarak gösterilen “zaralı içeriği” bende sevmiyorum, ama en başta filtrelemek ile bunun önüne geçilebileceğine inanmıyorum. Özellikle o filtreleri aşmanın yine internet te binbir çeşit yolu varken…

November 23, 2007   1 Comment

1 gün – 2 tarayıcı

İnternet tarayıcı (browser) dünyası için çok renkli bir gün idi.. bugün;

Önce java telefonları için yapılmış, bana göre, en iyi tarayıcı olan OperaMini nin 4. nesil sürümü beta lıktan kurtuldu!

Denemek isteyenler operamini.com a ulaşmalarını, ya da resmi blog yazısından detaylı bilgi almalarını tavsiye ediyorum…

İkinci haber, asıl bomba idi kesinlikle… Çok (ama kesinlikle çok) beklenen Firefox un 3. sürümünün alfa lıktan kurtulması idi (evet beta sı bile yeterince merak uyandırdı!).

Gün içerisinde digg e düşen haber liste başı olurken, akşam üzeri mozilla dan yanlışlıkla ftp ye konulduğuna dair haberi geldi…  yoğun ilgiye teşekkür ederlerken, asıl beta sürümünün bu cuma (9 kasım 2007) çıkacağını duyurdular. Sabırsız olanlar için ise; ftp yolu hala açık!

Keyifli sürfler

November 7, 2007   No Comments

Netflix

Bir internet şirketi.. abd merkezli bir film dvd si kiralama şirketi aslında. İlk kurulduğu senenin ortalarında idi sanırsam, yılını hatırlamıyorum, ama bana sevgili Murat bahsetmişti ilk defa. Merak edip web sayfalarına girip dolaşmıştım.

Fikirleri, basit ve başarılı idi.. Aylık bir ücret karşılığında belli sayıda dvd alabiliyorsunuz. Elebtte ücret arttıkça elinizde tutabildiğiniz dvd sayısı da artıyordu. Önce net ten beğendiğiniz filmleri listeliyor sonrada postacının yolunu bekliyorsunuz. İşin en cazip kısmı ise, filmler dilediğiniz sürece sizde kalıyor.. evet; ama (bir ama var elbette) listenizdeki diğer filmleri istiyorsanız, elinizdeki dvd leri netflix in gönderdiği zarflara koyup (ücretsiz) geri göndermeniz gerekiyor ki.. devamı gelsin.

Dediğim gibi basit bir fikir değil mi? Ama çok başarılı gerçekten.. Beni en çok şaşırtan bu işi normal posta ile yapıyor olmaları idi.. kurye yok, kargo yok.. Türkiye de benzerleri çıktı bu arada; kurye li.. şehir bazında elbette!

Blockbuster, aynı ülkenin, aynı işi yapan, ama mağzaları ile yapan devi.. sarsıldı! Evet tek bir şirket, bir tek mağzası olmayan bir şirket bu devi salladı ve hatta (son okuduklarıma göre) mağaza kapatmaya yöneltti. Biliyorum sırf netflix etken değil bu durumda, internet ten tutun da apple tv gibi sihirli kutulara kadar pek çok etken var elbette.

Bu ülkede herkes ülkeyi nasıl kurtaracağını bilir değil mi; merak ediyorum netflix gibi bir şirketi Türkiye de kurup devlerin karşısına dikebilir miyiz? (kabul, biz hergün dvd kiralayıp izleyecek kadar zengin bir topluluk değiliz) Ama en başta posta sistemimizi düşünün.. mümkün mü? Hayır!

Ya da son günlerde herkesin bir köşesinden bulaştığı (ve yeni msn dediğim) facebook gibi bir şirketi bu topraklarda büyütebilir miyiz? O nu sadece 4 küsür senede 15milyar dolara satabilir miyiz? Bu internet altyapısı ile.. mümkün değil. Ya da google.. 9 senelik mazisi var sadece ve borsa değeri 200 milyar$. Bu ülkede hangi doktora tezinin (google algoritması stanford da yapılmış bir tez idi) bir internet devi olma şansı var?

Biliyorum hepimiz kaç zamandır ırak ta olan olaylardan dolayı, ve son dönemde canımızın çok yanmasından dolayı, bütün bu şirketleri topraklarında doğuran ülkeye kızgın ve kırgınız. Bence haklıyız da! Ama ekonomik olarak güçsüz olduğumuz sürece, masadan kaybetmiş olarak kalkmaya mahkumuz. 

November 3, 2007   No Comments

WPhone & Fring

Birkaç hafta önce yeni bir telefon aldım; akıllı dediklerinden.. yeni bir oyuncak sahibi olmuş çocuklar gibi kaç zamandır doyasıya eğleniyorum.

Aldığımdan beri bu telefon ile birlikte yapabilmeyi istediğim iki şey vardı;

1) Skype ve WiFi üzerinden sesli görüşme yapabilmek

2) Bu blog a yazı yazabilmek

İlkini telefonu aldığım haftasonu çok kolay çözdüm; Fring.. kayıt olup minik bir programı telefona yüklemek yeterli, sonrasında WiFi üzerinden skype görüşmeleri; canlı canlı  hatta skypeout krediniz var ise dünyanın neresini isterseniz arayabiliyorsunuz.

PS: fring aynı zamanda diğer popüler sohbet programlarının çoğunu, konuşmak için olmasa da, destekliyor!

İkinciyi ise yeni keşfettim.. geçen zaman boyunca epey bir google aramasından elim boş dönünce, wordpress forumlarına göz atmak bu akşam aklıma geldi: ve bingo… WPhone!

Basit bir eklenti.. wordpress kurulumunuza yükledikte sonra, telefonunuzun tarayıcısından (wap/html farketmiyor) admin sayfanızın mobil versiyonuna bağlanıyorsunuz.. o kadar!

PS: aslında iPhone için tasarlanmış, aynı adreste çok hoş arayüz resimleri var!

October 28, 2007   2 Comments