Lifelog of Musa Yılmaz

Hayat

33 ve “It’s complicated”

1.5 senenin ardından geri döndüm, evet hem de yukarıdaki başlıkla. Ne oldu ne bitti demeyin hemen? Öyle çok şey oldu ki, sanki 10 sene geçmiş gibi hissediyorum. Ne o son postu atan adam aynı kaldı, ne de dünya aynı kaldı. İlki kendi koşturmacasında tökezleyerek koşmaya […]

2010

Y2K; milenyum ile bilgisayarlar çökecek ve kiyamet kismende olsa gelecekti.. gelmedi.. üstüne yeni milenyum un ilk 10 yili geçti bile. Geldik 2010a; bu son on yilda neler neler oldu, düsünüyorum da.. kimini gülümseyerek kimini aci bir tebessümle hatirladigim yüzlerce, hatta binlerce ani, hikaye, fotograf var […]

En güzel bayram; 29 Ekim

Belki 23 Nisan yanina yaklasabilir; o da hem çocuklara adanmis oldugu için hem de “egemenligin millete ait oldugunu” hatirlattigi için. Yeterince sevinçle kutlamiyoruz 29 Ekim’i, ya da bana yetmiyor iste bu protokol usulü stadyum kutlamalari. Nerede sölenler, konserler, geçitler… Istanbul da enfes havai fisek gösterileri […]

Viyana nin nesi meshur?

Gelmeden önce duymaya alistigim bu soruya artik cevap verebilirim kanimca… 3 ay geçti ve ben bu cevaptan artik eminim. Mozart?… Hayir efendim, her ne kadar liköründen anahtarligina, hatta çikilotasina kadar herseyini yapip satsalar bile Mozart Salzburg da dogmustur, Viyana da 4 sene yasamistir sadece. Bu […]

Mezuniyet konusmasi

Hiç unutmuyorum, lisans arkadaslarimin “kep” beklentisini ve olmadigini duyunca israrla “gerçekten kep yok mu?” diye sormalarini. Evet, ODTÜ de mezuniyet cübbelerinde kep malesef yok. Gerçi 2002 den sonra mezun olan insaat ögrencileri kep yerine baret giymeyi ve sonrasinda onu firlatmayi kesfettiler ama gökten yüzlerce baret yagmasi […]

Özlediklerim

Viyana ya geldigimden beri özlüyorum… sonunda oturup yaziya döktüm özlediklerimi; Istanbul; ilk gördügümden beri tutkuyla sevdigim kent… Istiklal in kalabaligini, Beyoglu nun arka sokaklarinda dolasmayi, Leb-i Derya nin terasindan gece isiklarini seyretmeyi, Çengelköyü, Bebek sahilinde yürümeyi, ansizin köse basinda görünen Galata kulesini, tüneli, Eminönü iskelesinden Karaköy ü seyretmeyi, […]

Frech Press

Sonunda yeni evime taşındım :) Bu şehirde kalan 11 ayımı geçireceğim ufacık tefecik ama bana ait şirin bir yerim var artık. Evin anahtarını alır almaz ilk yaptığım iş kendime bir Frech Press edinmek oldu; aslında kahve cenneti bir ülke avusturya, hatta melange adlı kahvesi ile […]

Yesil isik

insan en kolay “düzen” e alışırmış, benim de burada en çabuk alıştığım “yürüyen yeşil adam ışıkları” oldu. Yaya geçitlerinde yeşil adamı beklemeye ve sonrasında görür görmez yola atlamaya öyle çabuk alıştım ki; ülkeme dönüşte kesin ilk yaya geçidinde ezilirim diye düşünüyorum şimdilerde. Şehir merkezinde durum […]