Category — Genel
2010
Y2K; milenyum ile bilgisayarlar çökecek ve kiyamet kismende olsa gelecekti.. gelmedi.. üstüne yeni milenyum un ilk 10 yili geçti bile.
Geldik 2010a; bu son on yilda neler neler oldu, düsünüyorum da.. kimini gülümseyerek kimini aci bir tebessümle hatirladigim yüzlerce, hatta binlerce ani, hikaye, fotograf var ilk on yildan elimde kalan. Bazi resimlerde yanimda olupta simdi olmayanlar, o resimlerde olmayipta simdi yanimda olanlar… hayat sürprizlerle doluymus gerçekten.

2010 neler getirecek, neler çikartacak bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum, John Lennon in dedigi gibi “Hayat, sen plan yaparken olanlar(mis)dir”
Bu benim 2010 tarihli ilk ve son yazim; bu sene blog’larimdan mola (sebatical) aliyorum kendim için..
Herkese keyifli bir yil diliyorum, dilerim hersey gönlünüzce olur.
January 6, 2010 Comments Off
Tebrikler Manga
Öncelikle Sehr-i Hüzün gibi müthis bir albüm ürettikleri için tebrikler .
Sonrasinda 2009 MTV Avripa Müzik Ödüllerinde “Best European Act” i kazandiklari için tebrikler.
Son olarakta ödülü “Yalniz ve Güzel” ülkelerine armagan ettikleri için tebrikler.
November 6, 2009 3 Comments
Yagmuru bekleyen sehir
Insan bir firtina (hatta felaket) haberine sevinir mi? Yok sevinmez elbette, ama bendeki farkli bir psikoloji muhtemelen.
Istanbul daki sel felaketinden sonra medyamiz “3 aylik” yagmur alarm durumuna geçmis bulunmaktadir. Hani yillardir herkes sikayet eder durur ya; ülke medyasi Türkiye yi sadece Istanbul dan ibaret sanir diye, iste aynen öyle bir durum.
Zaten haberin içerigi bile Istanbul ile karsilastirma seklinde verilmis, istanbul a X kadar yagmur yagmis, yarin antalya ya 3X kadar kadar yagacakmis..mis.

Yarin güzel antalyam da çok ciddi bir firtina olacagindan eminim, ama sehrin buna hazirlikli olduguna da, insanlarinin her kis böylesi firtinalari en azindan 2 sefer yasadigina da eminim.
Dedim ya, yagmur alarmi vermis medya. Geçen sene haber degeri tasimayan bir uyari, bu sene kiymete bindi yine.
Dogmadim belki ama antalya da büyüdüm… onca kis kaç firtina gördüm, 10 gün durmadan yagan yagmuru izledim, islandim, gece simseklerinden korktum, gündüz akdeniz in kabarim konyalti plajini kapladigini gördüm…
Ama firtina dinipte günes yeniden açtiginda, mis gibi toprak koktugunu, ortalikta ne toprak nede toz kaldigini da biliyorum. O yüzden yillarca ankara sokaklarinin yikanmasi gerektigini savundum durdum, kimse dinlemedi ama olsun, ben israrla savundum.

Benim agzimdan baska söz çikmiyor bu siralarda; özledim de özledim.. Antalyami çok özledim, yagmurunu ve hatta gürültülü firtinasini bile özledim.
Akdeniz rehavetini, sicakligini, günesini, yemeklerini… daha uzar gider bu liste bana kalsa.
November 3, 2009 Comments Off
En güzel bayram; 29 Ekim
Belki 23 Nisan yanina yaklasabilir; o da hem çocuklara adanmis oldugu için hem de “egemenligin millete ait oldugunu” hatirlattigi için.
Yeterince sevinçle kutlamiyoruz 29 Ekim’i, ya da bana yetmiyor iste bu protokol usulü stadyum kutlamalari. Nerede sölenler, konserler, geçitler… Istanbul da enfes havai fisek gösterileri oluyor, üstelik bogaz da. Ama keske bütün ülkede senlik havasinda kutlasak 29 Ekim’i.

Bir dilegim daha var; Cumhuriyetin 100. yilinda “yeni bir 10. yil marsi” buluversek kendimize; sonrasinda meydanlarda, sokaklarda hep birlikte söylesek bagira çagira.
“Güzel ve yalniz” ülkemin Cumhuriyet Bayrami kutlu olsun.
October 29, 2009 Comments Off
Yagmurdan kaçan
Avrupa kültür başkenti olmasına 3–4 ay kalmış iken İstanbul da uçağa yetişmek isteyenler otoyolda boğuldu…
Ankara da belediye başkanı halkın komuşuluk ilişkilerine el attı; sel geliyor üst kat komuşunuza sığının dedi…
Gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum?
Arşivleri karıştırıp bu enfes yazıyı okuyorum; Can Dündar ın kaleminden 12 sene önce çıkıvermiş satırlar (Kaynak)
Ayri bir dünyada yasiyorduk yagmurdan önce…
Devasa bir otoyol, kivrila kivrila uza yarak, bizi o modern tapinaga bagliyordu.
Çalistigimiz bina, 20. yüzyil mimarisinin final gösterisiydi adeta… Çifte güvenligi asip, ‘disari’ya hiç benzemeyen bir uzay üssüne giriyorduk, Burasi bilgisayar donanimi, uydulari, haberlesme agi, bürolari ile çölün ortasina yanlislikla konmus bir uzay gemisi gibiydi. Pencerelerimi zin fümesi, ‘çöl’ün vahsiligini perdeliyordu. 100 metre ötede yasayanlar dan biri içeri çagrilsa, ayri bir ülkeye geldigini sana bilirdi neredeyse…
‘Içerde’ güne, Internet araciligiyla Paris Louvre müzesindeki empresyo nist koleksiyonunu izleye rek baslayabiliyorduk, 100 metre ötede, “disarida”, günes, belediyenin ucuz ekmek büfesinin önündeki kuyrugun üzerine doguyordu.
Hirçin dalgalarla çevrili bir adada hamak kurmus oturur gibiydik.
Sonunda deniz kabardi. Dalgalar adayi basti. Ve bir hirçin yagmur, güvenlik kilidini önüne katip, silip süpürdü içeriyle disari arasindaki uçurumu…
‘içeri’, ‘disari’ya benzedi.
Ece Ayhan yillar önce yazmisti, “sizin yasam standardinizi, yasadiginiz ülkedeki hayat vasati belirler” diye…
Ortalama hayat sefil bir düzeye inmisse, evinizin çevresine çelik duvarlar da örseniz nafiledir…Bir sabah, yalinizin önünde, komsu gecekondularin kanalizasyon artiklarini buluverirsiniz. Altin kaplama musluk takimlarinizdan su akmaz , milyarlik otoyollarinizda sol seritte seyreden bir at arabasini sollamak için yirtinirsiniz. Avustralya’dan modem araciligiyla geçmeye çalistiginiz “Çag Atladik” baslikli yazi, kenardan akan derenin tasmasi sonucu elektrikler kesildigi için gazeteye ulasamaz.
Toplumsal ortalama, çagi yakalayamamissa siz tek basiniza çag atlayamazsiniz.
Çünkü refah da ask gibidir, paylasildikça güzellesir.
September 11, 2009 Comments Off
Viyana nin nesi meshur?
Gelmeden önce duymaya alistigim bu soruya artik cevap verebilirim kanimca… 3 ay geçti ve ben bu cevaptan artik eminim.
Mozart?… Hayir efendim, her ne kadar liköründen anahtarligina, hatta çikilotasina kadar herseyini yapip satsalar bile Mozart Salzburg da dogmustur, Viyana da 4 sene yasamistir sadece. Bu süre içerisinde kaldigi ev su an çok rabet gören bir müze olabilir ama Viyana nin en meshuru Mozart degil malesef!
Ne peki? diyerek oflayanlari daha fazla merakta birakmadan hemen cevaplayim; Wanner i meshurdur.
Benim uzunca bir süre Manner diye okudugum Viyana nin tarihi 9katçisi…

Kimse alinmasin ve de sasirmasin lütfen, ama gerçek iste.. o çok ama çok sevdiginiz “dokuz kat” in dogdugu yer Viyana; adi ve elbette tadi farkli birde.
Yukaridaki resimde görüldügü üzere sehirdeki her markette obur boyutunda da bulmak mümkün. Resim sizi aldatmasin, normalleri yine seçe parmak kivaminda, alistiginiz dokuz kata oldukça benzemekte. ama benim gibi her markete gidisinizde onu da deneyim bununda tadina bakayim derseniz; birgün kendinizi böyle karamelli wanner paketi ile basbasa bulabilirsiniz.
Bir resim daha ekleyip bu yaziyi bitirmek istiyorum;

Viyana caddelerinden birinde tramvay (ya da buradakilerin dedigi üzere Bim) ile giderken bu resmi çekiverdim. Siz “Ne özelligi var ki, alti üstü iki araba” diye cümlenize baslamadan hemen anlatayim. Öncelikle genel kültür ders 1: avusturya da araba plakalari.
Öncelikle bölgenin adini gösteren bir harf (W; Wien / Viyana), sonra kirmizi üzerine beyaz haç seklindeki avusturya bayragi ve sonrasinda bol bol rakam ve plakanin en sonunda bir en fazla iki adet harf. Örnek olarak lütfen yukaridaki resimdeki kirmizi arabanin plakasina bakiniz!
Bu kadar bilgiden sonra yandaki beyaz Audi nin plakasina bakinca ilginç olan ortaya çikiveriyor: Viyana nin W si mevcut ama bayraktan sonraki kisim pek bir enteresan; CATLA 1 !
O zaman ben diyorum ki Viyana nin Wanner den sonra ikinci meshur olani; dünyanin neresine giderse gitsin “kendine özel” plaka almaya merakli olan memleketlisi imis.
Evet hemen aklinizdan geçen “o” soruya cevap vereyim: bu güzelim beyaz audi yi bir esmer güzeli kullaniyordu.
June 26, 2009 4 Comments
Fotograflarim
Amatörce çektigim fotograflarimi paylasmak için Flickr’i kullaniyordum. Fakat günün birince “ücretsiz” kullanim için 200 resim siniri oldugunu ögrenince; önce sinirlendim.. sonrada baska alternatifler arastirmaya basladim.
Sonunda kendi kendime evsahipligi yapacagim kendi fotograf sitemi kurmaya karar verdim.. photos.musa

Simdilik 6 albüm içerisinde toplamda 246 resim bulunmakta. Hatta çok merak edilen San Francisco resimlerimide ekledim.
Devami.. elbette gelecek.
June 2, 2009 Comments Off
Burn-E
Yeni öğrendim. Meğer Wall-E nin dvd sinin içinde bir minik sürpriz varmış: Burn-E!
keyifli seyirler.
June 1, 2009 Comments Off