Lifelog of Musa Yılmaz

Genel

Demir den sonra

Bir adam ve bir röportaj yayınlandı geçenlerde; çok gürültü çıktı yine. Herkes konuştu hakkında; “18 senelik ilişkiden sonra nasıl böyle söyler” dediler, yerden yere vurdular. Merak ettim, açtım okudum.. ve Demir’i “18 yıl boyunca hep başkaları için yaşadım, artık kendim için yaşamak istiyorum” derken çok samimi […]

Burn – Ray

Genelde dilime dolanıp kalan şarkıları filmlerden yada dizilerden keşfederim. Dün hayatımda bir ilk oldu ve bir kitapta kalbime dokunan bir şarkı buluverdim; Ray Lamontagne dan Burn. Kelime dediğin tek başına sözlük ile açıklanırken; bir kitapta yan yana dizilince öylesine güçleniyor ki… okurken sizi alıp gökyüzünün en […]

Intervention

Grey’s Anatomy bu sene 11. sezonunda; ben gerçekten son 11 senedir bu diziyi hiç aksatmadan izledim mi? Evet izledim. Dizinin yazarlarının şahane güzel bir blogu vardı; her bölüm sonrası senaristlerden birisi kalemi ve kağıdı alıp (mecazen), o bölümü nasıl hayal ettiklerini, neler düşündüklerini anlatırlardı. Sezon sonunda ise kalemi Shonda […]

Adam

Bir kitap okudum bu akşam, elimden düşmedi son satırına kadar.. Bir adamın hikayesini okudum bu akşam, kırık dökük paramparça bir adam.. Öylesine hüzün dolu idi hikayesi; ben de kırıldım döküldüm ağladım.. ve fark ettim gözyaşlarımın arasında; kırık dökük adamların hikayelerinde kendimi aradığımı, yine kırık dökük […]

Vapuru Beklerken

IM000901, a photo by musayilmaz on Flickr. Çok ama çok eskiden kalma bir fotoğraf. Flickr 1TB ile geri dönüp özür diledikten sonra eskilerin arasında bulduğum bir güzellik. Bir günlük İstanbul gezimin anısına…

5 yıl; 60 ay; 1826 gün…

2010 yılının başında kendi kişisel ihtilalimi yapmıştım, bir nevi kendi kendime ayaklanmış ve blogumdan mola istemiştim. Biraz gönülsüz olsada kabul etmişti; tek tük itiraz sesleri gelmişti çevreden ama sonunda mecburen boynunu bükmüş ve kabullenmişti. 2014 kapıdayken yine başka bir devrime niyetlendim; yine burada -kendi kendime […]

Sharm ve Palmiyeler

IMG_3274, a photo by musayilmaz on Flickr. Fazla söze gerek yok aslında

360

Bu benim 360. yazım.. Oldum olası sevdim hep kalem ile kağıdı.. mevleviler gibi kalemin kağıt üzerinde dans etmesini.. Gerçi yıllar oldu doğru dürüst kalemle yazmayalı, klavye uzmanlığı bizimkisi artık.. Kalemliğim var belki hala, içinden sürekli eksilen kalemleriyle birlikte duruyor çantamda; her gittiğim yere geliyor benimle. […]