Lifelog of Musa Yılmaz

Havelka da

Eskiden Pampero derlerdi, şimdilerde Havelka olmuş; değişen ne bende anlamadım aslında. Bahçe yine bildiğimiz sıcak sevecen konforunda, Ankara nın yaza doğru ısınan bahar havasında 7. Cadde nin gürültüsünden hem uzak hem de yakın sakin bir köşe idi.

Havelka

En kadim dostum ile 7 debuluşunca sıcaktan kaçıp saklanıverdik buraya; biraz bira biraz kızarmış patates ile açtık eski ve yeni defterleri.

İnsan bazı anlarda hayatın acımasızca akıp giden hızını anlayabiliyor ancak; sevgili dostum karşımda konudan konuya atlarken, aklım en son ne zaman ve nerede görüştüğümüze gitmişti… Ama bulamadım, yok, hatırlamıyorum gerçekten. Bu yazının başlıca amacıda bu zaten, en azından bunu kaydetmek ve bir sonrakinden önce dönüp geriye baktığımda hatırlayabilmek.

Aynı zamanda müthiş başarılı bir akademisyen olan sevgilim dostum, konuşmamızın orta yerinde geçen yaz aldığım kararı sorgulamaya başlayınca hazırlıksız yakalandım. İlginç olan ben son 1 senedir bunu sorgulamazsan dostlarımın hala her fırsat bulduğunda bana aynı cümleleri tekrar ettirmeleri; inanmak istemez gibiler, sanki açık bir kapı arar gibiler…

 

Havelka sonrasında okulun taşlı yollarında yeniden yürürken; eski kırgınlıkların buruk tadı geldi ağzıma. Her köşe başında bir hayalet buldum, ve küllerin halla sıcak olduğunu anladım. Belki bir 10 sene sonra tekrar aynı yollara bakarken geçmişin bütün izlerini silmesemde acılarını dindirmiş olacağım.

Be Sociable, Share!