Lifelog of Musa Yılmaz

Mine Vaganti

“Life? It’s just a ride man.”

Aklıma kazınmış sözlerden birisidir yukarıdaki cümle; hepimizin aradığı soruya basit ama bir o kadarda karmakarışık bir cevap aslında. Der ki o çok sevdiğim; “Hayat mı? Lunaparktaki trenle yaptığımız bir yolculuk aslında, bazen inişteyiz bazen de çıkışta. Ama eninde sonunda süre dolup inmek zorunda olduğumuz bir tren yolculuğundayız aslında.. o yüzden boşver dostum. Kafana öyle her şeyi takma”

Aradan geçen yıllar boyunca üstünde düşünmekten asla vazgeçmediğim bir cümle oldu bu; zamanla içine yeni anlamlar kattığım, bazen yakınlaşıp bazen de uzaklaştığım bir cümle işte…

Ferzan Özpetek filmleri neden bilmem bana hep bu yukarıdaki sözleri hatırlatıyor. Belki akdeniz kuşağının dertlerinin aynı olması, belkide o dertlere verdiğimiz tepkilerin hep aynı olmasından. Öyle bir pencereden bakıyorki Özpetek filmleri, onca tasanın ve yükün altında aslında hayatın ne kadar da güzel olduğunu yüzümüze çarpıveriyor aniden, biz daha bilemeden.

Loose Cannon

“Mine Vaganti”; ya da ingilizce adı ile “Loose Cannon“. Türkiye’de Serseri Mayınlar adı ile vizyona girmiş, 2010 yapımı enfes bir film. Tutucu bir italyan ailesinin rengarenk hayatından kısa bir kesit aslında; devam etmenin ve kabul etmenin öyküsü. Avrupa filmlerine tutkun iseniz şiddetle tavsiye ederim.

Filmin müzik albümü ise ayrı bir keyif; olmaz ise olmaz Sezen Aksı şarkısı dahil olmak üzere birbirinden güzel şarkılardan enfes bir karışım olmuş; işte filmin fragmanında yer alan 50 Milla;

Nina Zilli feat.Giuliano Palma – 50mila 

 

Be Sociable, Share!