Lifelog of Musa Yılmaz

Amy’nin ardından

Bekliyordum aslında kaç zamandır bu ölüm haberini. Özellikle İstanbul konseri iptal edilince ve öncesindeki konserde yaşananları duyunca sonun yakın olduğunu anlamıştım.

Fakat bir yandanda enfes bir haber vardı; yeni taptaze bir albüm. Back to Black in üzerinden yıllar geçmiş ama Amy tekrar stüdyoya girmemişti.

Hani gitmeden önce bir albüm daha yapar belki diye beklerken; ölüm haberi geldi.

Keşke seçtiği hayatı yaşamaya devam ederken müzik yapbilseydi. Fazlasıyla çıkarcı bir cümle mi oldu? Evet, oldu belkide. Fakat Amy nin şarkılarına ve o içinden geldiği gibi söylemesine bakınca müziğini farklı kılanın yaşamayı seçtiği hayat olduğunu anlamamak zor olmamalı.

Ses, tanrı vergisi ve muhteşem. Peki ya sözler, ya o sözleri ruhundan söylemesi.. Rehab da “beni tedavi ettirmek istiyorlar ama ben hayır diyorum” derken aslında yaşadıklarını dile getiriyordu. Şarkıyı faklı kılan gerçek olması ve Amy nin bunu tüm içtenliğiyle söylemesiydi.

Ölümünün ardından yapılan eleştirileri anlamıyorum hala. İnsan sırf kendi hayatı gibi bir hayat yaşamayan insanı neden bu kadar eleştirir? Başkasını olduğu gibi kabul etmek bu kadar zor olmamalı.

Amy Winehouse bir bağımlı idi ve aynı zamanda enfes bir sese sahip bir müzisyendi. Ardından söylenecek tek bir şey olmalı; o da sadece geride bıraktığı şarkılar için teşekkür etmek.

Umarım gittiğin yerde huzurlusundur.

Be Sociable, Share!