Lifelog of Musa Yılmaz

Yagmuru bekleyen sehir

Insan bir firtina (hatta felaket) haberine sevinir mi? Yok sevinmez elbette, ama bendeki farkli bir psikoloji muhtemelen.

Istanbul daki sel felaketinden sonra medyamiz “3 aylik” yagmur alarm durumuna geçmis bulunmaktadir. Hani yillardir herkes sikayet eder durur ya; ülke medyasi Türkiye yi sadece Istanbul dan ibaret sanir diye, iste aynen öyle bir durum.

Zaten haberin içerigi bile Istanbul ile karsilastirma seklinde verilmis, istanbul a X kadar yagmur yagmis, yarin antalya ya 3X kadar kadar yagacakmis..mis.

Ayt-firtina

Yarin güzel antalyam da çok ciddi bir firtina olacagindan eminim, ama sehrin buna hazirlikli olduguna da, insanlarinin her kis böylesi firtinalari en azindan 2 sefer yasadigina da eminim.

Dedim ya, yagmur alarmi vermis medya. Geçen sene haber degeri tasimayan bir uyari, bu sene kiymete bindi yine.

Dogmadim belki ama antalya da büyüdüm… onca kis kaç firtina gördüm, 10 gün durmadan yagan yagmuru izledim, islandim, gece simseklerinden korktum, gündüz akdeniz in kabarim konyalti plajini kapladigini gördüm…

Ama firtina dinipte günes yeniden açtiginda, mis gibi toprak koktugunu, ortalikta ne toprak nede toz kaldigini da biliyorum. O yüzden yillarca ankara sokaklarinin yikanmasi gerektigini savundum durdum, kimse dinlemedi ama olsun, ben israrla savundum.

IM000130

Benim agzimdan baska söz çikmiyor bu siralarda; özledim de özledim.. Antalyami çok özledim, yagmurunu ve hatta gürültülü firtinasini bile özledim.

Akdeniz rehavetini, sicakligini, günesini, yemeklerini… daha uzar gider bu liste bana kalsa.  

November 3, 2009   No Comments