Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — October 2009

En güzel bayram; 29 Ekim

Belki 23 Nisan yanina yaklasabilir; o da hem çocuklara adanmis oldugu için hem de “egemenligin millete ait oldugunu” hatirlattigi için.

Yeterince sevinçle kutlamiyoruz 29 Ekim’i, ya da bana yetmiyor iste bu protokol usulü stadyum kutlamalari. Nerede sölenler, konserler, geçitler… Istanbul da enfes havai fisek gösterileri oluyor, üstelik bogaz da. Ama keske bütün ülkede senlik havasinda kutlasak 29 Ekim’i.

86logo

Bir dilegim daha var; Cumhuriyetin 100. yilinda “yeni bir 10. yil marsi” buluversek kendimize; sonrasinda meydanlarda, sokaklarda hep birlikte söylesek bagira çagira.

“Güzel ve yalniz” ülkemin Cumhuriyet Bayrami kutlu olsun.

October 29, 2009   No Comments

Bu Kalp Seni Unutur mu?

Lisedeki tarih kitaplarimiz anlatmayi 1950 lere gelince aniden kesiverir. Türkiye çok partili seçimlere, muhalefete ve DP iktidarina kavusunca sanki öykümüz bitmis idi… Yazilmayan son 50 yilda yasadiklarimiz anlasilan kitaplari kesip biçenler için gereksiz idi.

Yillar boyu 20. yüzyilin 2. yarisinina dair öyküleri parça parça dinledim hep. Takviminden kopup yere savrulmus ve karismis yapraklar gibi sirasini bilmeden ögrendim.

Sonrasinda Tomris Giritlioglu sayesinde Hatirla Sevgili bosuklari doldurdu, takvim sayfalarini siraya soktu, bilinmeyen o 50 yilin 30 unu ekrara tasidi. Her bölümü müthis bir keyifle izledim, ögrendim…

Geçmisini bilmeyen toplumlarin gelecegi karanliktir, orta asya dan çikis öykümüzü anlatirken yakin tarihimizi yok saymak terk eden sevgiliyi eski resimlerden kesip çikartmak gibi geliyor bana. Resimde görünmese bile, eksik kalan kocaman bir yara, bir bosluk gibi duruyor aslinda.

bilmek, ögrenmek ve anlamak o boslugu geç bile olsa ancak doldurabiliyor… o yüzden kim ne derse desin her zaman Hatirla Sevgili benim için özel ve anlamli kalacak.

Hatirla Sevgili’nin tam da biraktigi yerden, 80 darbesinden itibaren öyküsünü (ya da öykümüzü) anlatmaya baslayan ise Bu Kalp Seni Unutur mu? oldu. Tam da bekledigim oldu aslinda, 80 ler benim çocuklugum 90 lar ise gençligim… hafizamin tozlu raflarindan neleri hatirlayacagimi çok ama çok merak ediyorum.

Bukalpseniunuturmu

Aslinda bu dizi için ironik bir isim, hani meshur toplum sloganimiz var ya “Türkiye seni unutmayacak / gurur duyacak”… Darbe ile kanadi kirilan onca insan darbeyi unutabildi mi? Hiç sanmiyorum.

Dizinin 3. bölümünü izliyorum bir yandan, bir yandan bu satirlari yaziyorum….

Bazi cümleler öyle çarpici ki, ve ülkenin simdiki “flas” gündemi ile öyle alakali ki…. daha demokratik bir anayasaya sahip olmayi ve aklimdan geçenleri korkmadan buraya yazabilmeyi isterdim.

Simdilik 70 lerin sonunda bir kusagin nasil da acimasizca ezildigini izliyorum; 12 eylül ün bilançosunu ise rakamlardan biliyordum sadece.  Rakamlar canlandi ekranda, insan yüzleri aldi her bir rakamin yerini.

October 28, 2009   1 Comment

Kemirgen seven uzaylilar: Visitors

İlk gençliğimin efsane dizisi idi; nasılda heyecanla izlerdim. O zamanlar büyüyünce uzay yolculuğu yapabileceğime inanıyordum ya neler ile karşılaşacağıma dair hazırlık yapıyordum kendimce (Hemen GraphJam den enfes bir alıntı yapayım; Kaynak)

Dizide neler olup bittiğini bile hala anımsıyorum; ziyaretçilerin ilk gelişlerini, gizli planlarını, kaçışlarını ve geri dönüşlerini… nefes kesici idi. Hatta geçenlerde yeniden bulabilir miyim diye forumları taramıştım ama sonuç çıkmamıştı. Çok mu içten istemişim nedir, keşke başka 1–2 şey daha isteseymişim.

Dün gece yarısı, tesadüf eseri serinin yeniden çekildiğini ve gelecek çarşamba ilk bölümünün yayınlanacağını öğrendim.. Elbette havalara uçtum, tam olarak ayaklarım tekrar yere basamadım bir türlü. Tek suçlu dizinin enfes Promo videosu.

October 27, 2009   2 Comments