Bir Alisveriskoligin Itiraflari
Bu filmi izlemeye niyetlendigimde amacim biraz hos vakit geçirmek biraz da eglenmek idi.. öyle çok büyük beklentilerim yoktu açikcasi.
imdb puani malesef göz kamastirici degildi, gerçi hangi filmin puani yüksek bu siralarda. Evet ilk 250 film listesine bakip insanin gözleri kamasabilir; ama isin içinde bir romantik-komedi olunca malesef imdb kullanicilari puan verirken çok pinti oluyorlar; yorumlarin çogunlugunda ise filmleri yerden yere vuruyorlar.
Bu film içinde durum pek farkli degildi, 5.8 puan ile “eh, zor durumda kalinirsa izlenebilir” kategorisine çoktan girmisti. Yorumcularin “romcom flick” tabiri varki; bütün filmler aksiyon olmali geri kalanlari çöpe atmali anlami tasiyor.
Evet, pek çok romantik-komedi dise dokunur bir iz birakmiyor geride, amaç zaten 1.5 saat boyunca perdeleri dünyaya kapatip sanal bir dünyada yolculuk yapmak sadece. Malum dönüste ayni dünya, ayni sorunlar ile bekliyor olacak. Biraz keyifli bir mola vermekten ne zarar gelebilir ki. Evet, bu mola sirasinda ekranda çilgin bir aksiyon ya da inanilmaz kanli bir korku filmi de izlemek isteyebilirim. Bourne serisini ve 28 Hafta Sonra yi sirf böylesi anlar için bir kösede sakli tutuyorum. Ama bazen ekranda ne gürültü olsun ne de kaos ve gerilim olsun istiyorum; iste böylesi zamanlarda sonraki sahnede ne olacagini tahmin etmenin fazlasiyla kolay oldugu komedileri izlemeyi seviyorum.
Hemcinslerim arasinda bu film tarzini begenen neredeyse yok gibi; kiz arkadaslari istedigi için zorla izleyenler disinda elbette.

Filmden hiç bahsetmedim degil mi? Beklentimin ötesinde fazlasiyla eglendim bu filmi izlerken. Özellikle basroldeki Isla Fisher mükemmel bir oyunculuk sergilemis kesinlikle. Sirf onu izlemek için bile yeniden izleyebilirim. Bu tarzin olmaz ise olmazi New York ta geçen, en yakin kiz arkadasi bile kaybetmenin esiginden dönülen, bol bol marka kiyafet, çanta ve ayakkabi gösterilen güzel bir seyirlik bana göre. Film boyunca serpistirilmis espirilerin beni çogu yerde gülmekten kirip geçirdiginide belirtmeliyim.