Özlediklerim
Viyana ya geldigimden beri özlüyorum… sonunda oturup yaziya döktüm özlediklerimi;
Istanbul; ilk gördügümden beri tutkuyla sevdigim kent… Istiklal in kalabaligini, Beyoglu nun arka sokaklarinda dolasmayi, Leb-i Derya nin terasindan gece isiklarini seyretmeyi, Çengelköyü, Bebek sahilinde yürümeyi, ansizin köse basinda görünen Galata kulesini, tüneli, Eminönü iskelesinden Karaköy ü seyretmeyi, Cadde nin hiç bitmeyen isiltisini ve kafelerini, vapurla karsiya geçmeyi…

Ankara; asil duruslu baskentim, bozkirin ortasindaki ikinci evim… ankara da dostlarimi özledim en çok; sonra da okulumu, bahar senliginde stadyumun çimlerinde olmayi, kütüphane nin üçüncü katini, A4 ün amansiz yokusunu … özledim. Sonra Tunali da gece gece yürümeyi, Çankaya nin huzurlu arka sokaklarini, Akün ün isiltili sahnesini, herhangi bir Aspava da gecenin yarisi kraliyet ailesiymis gibi agirlanmayi, Ege nin bahçesinde raki muhabbeti yapmayi, Botanik Parkin tepesinden gün batimini seyretmeyi, Ivy nin ve Mesa North un terasini, çim amfi de konsere gitmeyi ve Dost kitabevinin raflari arasinda kaybolmayi…

Antalya; en eski dostum, akdenizli ruhumum aynasi güzel sehrim; ailemi özledim… yaz gecelerinde sicaktan uyuyamamayi, ilik yaz melteminin deniz kokusu tasimasini, Beach Park in gece civiltisini, Konyalti sahilinde yürürümeyi, Kemer yolunda gece gece araba kullanmayi, kisin hiç bitmeyen yagmurlarini, Kaleiçinin sokaklarinda kaybolmayi, Tophane den yat limanini ve Kemer sahilini seyretmeyi, gün batarken Lara sahil yolunda olmayi, Adrasan in sessiz huzurunu ve berrak sularini, Isiklar caddesinin o rahat kalabaligini…

özlediklerim arasinda asil yeme-içme kismi var ki;
Güveç in kapamasini ve incir uyusturmasini, Quickchina Tapanyaki nin essiz menülerini, Kavaklidere Ancyra nin kirmizi rengini, Ege nin karides güveçini, Efe nin yesil rengini ve kokusunu, Tadim in pizzalarini, sütlü tatlilarin hepsini ama hepsini, bir akdeniz gecesinde buzlanmis bardak içerisindeki Efesi, annem in gözlemelerini, sebze yemeklerinin (neredeyse) tamamini, simdi önüme bir tabak içerisinde koysalar düsüp bayilacagimdan emin oldugum mantiyi, balik-roka-raki muhtesem üçlüsünü, binbir çesit beyaz peyniri, saymakla bitiremeyecegim çesit çesit mezeyi…
özledim.
Sen gel ben yemek konusunda yardimci olurum musacim :)) Gerci senin ahcilik da gayet iyiydi ama…
Ne pişireceksin? Yanında Ege nin yeşili de olacak mı? …:P
Leyyyn, biz de seni özledik, şu gmail’ine bakarsan görürsün düdük. Bi gittin sessiz sedasız, kalakaldık ankaralarda. 3. viyana kuşatmasını ne zaman kuruyoruz :D
Gmail ime bakıyorum, bakıyorum… hala bakıyorum :)
3. kuşatma için bir tek önerim var, SkyEurope ın Sabiha Gökçen – Bratislava uçuşları; hem sudan ucuz hem de Bratislava çok ama çok yakın.
Bak seeen, yeşili çakar çakmaz geliyorum ülen :)
Bekliyorum…