Yesil isik
insan en kolay “düzen” e alışırmış, benim de burada en çabuk alıştığım “yürüyen yeşil adam ışıkları” oldu.
Yaya geçitlerinde yeşil adamı beklemeye ve sonrasında görür görmez yola atlamaya öyle çabuk alıştım ki; ülkeme dönüşte kesin ilk yaya geçidinde ezilirim diye düşünüyorum şimdilerde.
Şehir merkezinde durum daha bir vahim bu arada; ışık olmayınca neredeyse yine hiç bakmadan atlayıveriyorum yola… herkes duruyor, yol veriyor.
Yok bu işin sonu iyi değil!

valla ben kendimi yol bos oldugu halde kirmizi isikta beklerken buluyordum bolca.. karsidan karsiya gecerken saga sola bakmam gerektigini hatirlamam, korna sesine ziplamamayi ogrenmem de epey zaman aldi aslinda :))