Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — January 2009

Underworld 3 (aslinda 0.5)

Vampirler ile kurt adamların kapıştığı Underworld serisinin 3 numaralı filmi “Rise of the Lycons” okyanusun öteki tarafında gösterime girmiş.

Önce, “bu filmden nasıl haberim olmaz?” şaşkınlığını yaşadım…

Daha sonra filmin aslında bir devam (sequel) filmi olmadığını, 1 numaralı filmden de öncesini anlatan (prequel) bir film olduğunu öğrenince: “hikaye devam ettiği sürece sorun değil” dedim…

Bu noktada Lucas ı, ilk Star Wars filmini Episode 4 adı ile taa 1977 de yayınladığı için tekrar tebrik etmek istiyorum :) 

Son umudum Kate idi… malesef o da filmin kadrosunda değilmiş… hiç Kate Beckinsale olmadan bir Underworld filmi daha çekilir mi? Haksız mıyım ama?

Fragman güzel bereket… 

January 26, 2009   Comments Off

Greys 5

Besinci sezon baslayali çok oldu… ama iste 5 sene oldu;

1; giristi, addison in gelisi ile allak bullak olan kisa bir tanitim gibi idi,

2; muhtesemdi, hiç bu kadar güzel bir sezon finali izlememistim (hala da izlemedim), tam 3 bölüm resmen heyecandan ayakta izledim…

3; te meredith in parçalari vardi her tarafta, ama sonunda parçalanan ve hala toparlanmaya çalisan christina oldu

4; degisimdi… arada gelip giden hastalarin arka planinda degisen hayatlari izledim,

Gre5ys

ve 5; sahane bir sezon bana göre, karakterlerin uçlarini sinirlarini ortaya koyan, her bölümü ayri bir heyecanla bekledigim müthis bir sezon devam ediyor.

Her bölümü izledikten sonra, dizinin yazarlarina ait resmi blog unu da okuyorum, bayiliyorum hatta…

Geçen sene mayista bu blog da okumustum, dizinin fikir babasi/annesi Shonda Rhimes, her sezon finalinde bir sonraki sezonun finalini kafasinda canlandirirmis;

So that was Season Four.

Right after we finished filming the finale of Season Three, I sat down with the Grey’s writing staff and I pitched them the last scene of Season Four.  That’s how I do it.  I start at the end.  When Season Two concluded, I pitched the image of Cristina tearing off her wedding dress and crying in Meredith’s arms.  For this season, I knew immediately that I wanted more hope.  I knew I personally NEEDED more hope.  So I pitched Meredith standing on Derek’s land in a field of candles telling Derek where the living room could be, where the kitchen could be, where the kids could…

 yaratici beyinleri daha çok kiskanmaya basladim bunu okuduktan sonra :)

January 23, 2009   Comments Off

Hatirina Sustum

Nazan Öncel in son albümü. Büyük bir hevesle satin almak için çarsidaki “arkadas” a kosmustum hafta içinde, oysa hevesim kursagimda kaldi… global krizin odtü deki ilk darbesini meger onlar yemis, kapatiyorlarmis.

Batan geminin mallari misali %25 indirim varmis!

CD hayal oldu, üstüne birde üzüldüm… ben okula geldigimden beri var idi orasi, simdi ne olacagi meçhul. 

Albümü internet ten bulup dinledim (yakin zamanda satin alacagim ama iste kampüs disina çikamadim bir türlü) sonunda…

Hs

Biraz hayalkirikligi belki, biraz da keyif sardi beni…

Bir sarki var ki içinde, çok özel ama, “Ali”..

Sabahattin Ali için yazilmis, çok özel bir sarki, insan dinlemeye doyamiyor. 

Sus söyleme yürek ister
Kalem tumak zordur burada
ooffff of
Ben unutsam tarih unutmaz
Dünya gelir pesim sira
sarki sözleri

Git oglum uzaklara
Birakmazlar hayatta
Düsünürde diyemezsin
Buralarda

January 11, 2009   Comments Off

Ah anam… lahanam

 
dailymotion açikmis :) hayret dogrusu!

January 7, 2009   Comments Off

2009

2008 i çok renkli kapatinca, 2009 da fazlasiyla hareketli basladi.

Daha ilk haftadan müthis bir haber aldim; 3 vakte kadar gidiyorum :)

Bir aksilik çikmaz ise bu sene Schengen topraklarındayım; kafamda seyahat planlarımı çoktan yaptım :)

Barcelona ya Alev i ve Sagrada Familia manzaralı evini görmeye gideceğim (Gaudi), ikea dan beyaz bir eşya götürmeyi de unutmayacağım elbette.

Sonrasında Floransa var, ve elbette Paris… birde Berlin i görmek istiyorum. Belki yeniden Prag, ama yazın gideyim mümkünse…

Birleşik Krallık ı unutmadım tabiki, Manş ın altından trenle geçmek isteyeceğim elbette (avrupa da tren yolculuğu hakkında bilgi veren bu sayfayi keşfetmiştim); belki “Waterloo” da beni bekleyen birilerini de bulurum…

Daha yapılacak çok iş var belki ama uzun zamandır ilk defa bu kadar heyecanlıyım :)

January 7, 2009   3 Comments

Issiz Adam

Müzikleri mi güzel yoksa filmin kendisi mi? yoksa bir metropol ilişkisini anlatırken 30 sene öncesinin şarkılarını dinlemek mi?

Belkide galata nın arka sokakları, arada görünen Galata Kulesi nin büyüleyici güzelliği…

Ya da kulaktan kulağa fısıldanan filmin kapanış sahnesi; dil konuşurken gözlerde anlatılan hikayenin etkisi.. hayatın akıp giderken aniden yavaşlayıp duruvermesi.

gülünce deniz köpüğü gözleri kaybolan bir kadın; Melis Birkan… ve beklediğimden kat ve kat başarılı bir oyunculuk çıkartan bir adam; Cemal Hünal. Modern ve eski, sonu anlatılmaz ama mutlaka izlenir bir aşk hikayesi.

Çağan Irmak yıllar geçtikçe daha da usta bir yönetmen olduğunu düşünüyorum, bakalım zaman daha neler getirecek.

Çağan Irmak bende iz bırakan bir film daha hediye etmiş, teşekkür ederim!

January 6, 2009   Comments Off