Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — November 2008

Delta? … DELTA …!

Canim çikti ama sonunda bitti, artik rahat bir nefes alabilirim…

“Belki” de kalmadi artik, çünkü biletimi aldim; San Francisco yolcusuyum artik. Kesin!

Nereden baslasam anlatmaya; bütün aksam kaç sefer THY yi aradim, kaç uçus sitesini dolastim saymadim…

Fazlasiyla pahali sözde THY rezervasyonumu bir türlü sevememistim; Frankfurt ta 55 dakikada uçak degistirmemi bekleyen THY, yeni ortagi United için Ankara dan check-in yapabilecegi konusunda bile emin degildi. Mazeretleri ise korkunçtu; yeni birlestik… bilemiyoruz, siz DHM yi arayip sorun…. vs vs.

dünyanin parasini ödeyip alacagim bilete dair 2 basit soruya yanit bile alamadim!

Dönüs daha bir eglenceli görünüyordu: chicago da terminal 1 den çikip, air train ile terminal 5 e geçmem, güvenlik aramasindan geçip THY den check-in yaptirmam ve 2. güvenlik noktasindan geçip kapiya ulasmam için bana verdigi süre 1 saat 20 dakika idi… (Üstelik amerikada güvenlik aramalarinda ayakkabi çikartmak bu kadar normal sayilmaya baslanmisken!)

o da herhangi bir geçikme olmaz ise… benim gibi, her türlü ulasim aracina erkenden ulasma hedefine saplantili, bir adam için ecel terleri dökmek anlamina geliyordu.

Sevgili uçus sitem orbitz önceki aksam ansizin yok ettigi sihirli ve ucuz bileti yeniden ortaya koyunca, ikinci bir telefon dalgasi basladi, bildik bir acentayi ve olmaz ise olmaz THY yi aradim: sonuçta kafam daha çok karisti… üstüne orbitz ben amerikan karti isterim diye tuturunca, o ucuz ve sihirli bileti baska hiçbir site de bulamayinca.. tam da vazgeçmek ve THY ve onun sözde ortagi united a razi olmak üzereyken ..!!!!

bana delta fikrini veren orbitz oldu, 2. en uygun fiyat nedense delta ile çikiyordu.. hafizam çirpiniyordu oysa: “delta nin istanbul çikisli uçusu vardi degil mi? hem de jfk ye”.

üstelik united in aksine karsimda bir türkiye ofisi bulunmaktaydi… hiçbir soruya cevap veremeyen bir “star alliance” ortagi degildi. Düsünüyorum da: uçuslardaki her anonsun önüne “bir star alliance üyesi..” ni eklemeyi çook güzel biliyorlar ama… neyse!

ve sonunda delta nin kendi internet sitesinde buldum aradigim bileti; fiyatlar gözlerimi yasartti gerçekten. Son anda mastercard in 3d secure dedigi sistem ile epey bir mücadele ettim ama… sonunda biletimi aldim; gidiyorum artik!

Ggate

(Thomas Hawk in bu fotografi gerçekten nefes kesici)

Ama biliyorum yarin herkes ayni cümleyi kuracak “ama istanbul çikisli ve dönüslü, ankara degil”; bende diyecegim ki “ama jfk de terminal bile degistirmeyecegim”

Uzun zamandir göremedigim istanbul un söyle bir havasini almak, isbankasi’nin dis hatlardaki mühtesem lounge inin keyfini sürmek te cabasi.

Nerede kullanirim bilmiyorum ama madem delta bileti aliyoruz, delta nin mil programina üye olayim en azindan dedim..

25bin km mi?

November 21, 2008   No Comments

City by the Bay

Belkide;
tam 3 hafta sonra bugün,
dünyanin öteki ucunda,
bir baska okyanusun kiyisinda olacagim…!
kim bilir?

Tpeaks

(Yukaridaki fotograf, hayati boyunca 1 milyon resim çekmeyi hedeflemis Tomas Hawk ‘in mutlaka görülmesi gereken flickr albümünden)

Yeniden yollara düsme ihtimali bile gezgin ruhumu heyecanlandiriyor. Onca isin arasinda oturmus uçak biletlerine, kalacak ve gezilecek yerlere bakiyorum.. kaç zamandir görmek için can attigim sehir var ufukta. Uzun zamandir özledigim sevdiklerimi görme; onlarla birlikte bu sehrin her kösesini arsinlama ihtimali var ufukta..

PS: Isin en güzel tarafi ise bu sefer vize pesinde kosturmak zorunda olmamam. Pasaportumu alip su an bile çikip gidebilirim :)

November 18, 2008   18 Comments

Google da isim tamlamasi

İnsan tez yazarken nelere kafasını takabiliyormuş?

“Soil Surface Moisture” mı, yoksa “Surface Soil Moisture” mı?

Çok mu önemli demeyin sakın, 6. chapter ımın adı oluyor kendileri… Asıl ondan beteri var; 5. chapter ımın adı olan “soil surface roughness” varki, sormayın!

Bunu en iyi kim bilir, ingilizce hocası tanıdığım var mıydı diye düşünürken aklıma büyük G de popülerlik analizi yapmak geldi;

“Soil Surface Moisture” mı Google da daha çok sonuç verecek, yoksa “Surface Soil Moisture” mı?…. derken… kendi bilgisayarımdaki makaleler üzerinde (filetype:pdf) de bu analizi yapabileceğim aklıma geldi; Google Desktop sağolsun :)

işte hem web (W) de hem de desktop (D) taki arama sonuçlarım:

“Soil Surface Moisture” W=4710, D=5

“Surface Soil Moisture” W=89800, D=88

“Soil Surface Roughness” W=14900, D=30

“Surface Soil Roughness” W=108, D=7

Sonuçta 5. chapter ımın adı 14900+30 oy ile “Soil Surface Roughness” kalıverdi, ama 6. chapter ımın adı 89800+88 oy baskisi altında kalarak “Surface Soil Moisture” a değişmek durumunda kaldı.

Kim demiş tez yazmak can sıkıcıdır/bunaltıcıdır diye :)

November 2, 2008   2 Comments

OrtaDünya da Tanri olmak

Yüzüklerin Efnedisi’nde Tanri (kavrami/felsefesi) hem vardir hem de yoktur..

Yüzük Kardesligi/Iki Kule/Kralin Dönüsü üçlemesinde tek söz edilmez, bir tek ibadet yoktur, ya da herhangi bir dua… aslinda hem vardir hem de yoktur.

3 kitap boyunca anlatilan eski hikayeler vardir ortada, binlerce yil önce kurulmus kentler, dökülmüs kiliçlar, yasanmis savaslar serpistirilmistir kitaplar boyunca (bence kitaplarin büyüsüde buradan gelir).

Ama ne bir kilise vardir ortada, ne de ibadet/ayin ya da kutsal bir tören vardir. Sadece en zor durumda “gilthoniel” diye seslenen hobbit Frodo vardir. Kimse de 3 kitap boyunca durup “yildizlarin kraliçesini” açiklamaya kalkmaz malesef. Zaten elfeçeyi kim bilmektedir, degil mi?

Gilthoniel 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bütün sorularin cevabini verdigi gibi, Silmarillion “tanri nerede” sorusuna da cevap verir; hatta kitabin ilk cümlesi

Önce Eru vardi, Tek Olan, Arda da Iluvatar diye isimlendirilen…

Demek ki OrtaDünya nin bir tanrisi varmis ve hatta adi Eru imis, ya da Iluvatar…

silmarillion un ilk kismi yaratilis hikayesidir aslinda; daha en basta Eru nun Ainur (melekleri) u yaratmasini, sonra da onlari etrafinda toplayarak müzik ile dünya (ya da elf lerin ona verdikleri isim olan Arda) yi Ainur’un gözlerinin önüne sermesini anlatir.

Müzik le bestelemek… yaratmak.. hayati dokumak.. ilginç degil mi? ama daha bitmedi.

Eru nun meleklerinden bazilari, duyduklari müzikten öyle çok etkilenirler ki, o sirada bir ates topu olan Arda ya yerlesirler; kimi daglari yaratmaktan sorumludur, kimi tohumlari ekmekten… ama asil görevleri Iluvatar’in Çocuklari, yani elfler ve insanlar, için Arda yi hazirlamaktir.

Tanri’nin çocuklari; bu iki kelime beni hala düsündürür, tanrinin kulu kölesi vs degil, çocuklari!

Bu yüzden belki de Eru nun bir ögretiler kitabi yoktur, ya da ona ibadet etmenin bir sekli yoktur, çünkü o dünya yi çocuklari için müzik ile yaratmistir.

November 2, 2008   1 Comment