Lifelog of Musa Yılmaz
Can Dündar imzalı Mustafa filmi vizyona girdi… ama filmin 1 ay kadar önce yayinlanan afisindeki “turkcell” yazısı kalkıverdi.

ilk çıkan haber turkcell in
“bizim her kesimden müsterimiz var, bu filme sponsor olursak bir kesimi karsimiza alabiliriz”
düşüncesi ile sponsorluktan çekildiği yönünde idi..
Daha sonra Turkcell den yapılan resmi açiklama :
… proje yapimcisiyla yaptigimiz ön görüsmelerde, filmin beklentimiz yönünde Atatürk’ün liderligini, dehasini ve kahramanligini dünyaya tanitmaktan çok, Atatürk’ün özel hayatina odaklanan bir film oldugunu görünce projede yer almayi tercih etmedik.
yı okuyunca açıkcası hiç şaşırmadım. Sonuçta turkcell küresel bir telekom devinin (Fin/İsveç li Sonera) Türkiye deki şirketi, o kadar… Güçlü imajının yanına, Atatürk ü beklerken Mustafa yı yakıştıramamış o kadar…
Lütfen kimse çok uluslu bir şirketten Mustafa yı izleyip Atatürk ü anlamaya çalışmasını beklemesin, ya da Atatürk ün aslında Mustafa olduğunu!
PS: Asıl en komik olan ne biliyor musunuz? Zamanında Çukurova grubu Turkcell deki yarı hissesini Sonera ya satmak zorunda kaldığı zaman; zil takıp oynayan (ve hatta gelen para yı kastederek “Rahat bir nefes aldık” şeklinde manşet atan) gazetenin, bu olaya “ah başımıza bunlarda mı gelecekti?” şeklinde tepki vermesi cidden çok ama çoook komik.
This is my Lifelog... and it is just for sharing; it could be the hottest gadget on the planet, or the coolest movie I have ever been to. May be I had just red a column about something I never thought before, or just listened the perfect song over the radio. Whatever you see/read here is…. my feelings, my thoughts and my experiences at that precious moment of my life!
DenizKIZI
November 10th, 2008 at 1:41 am
Londra’dayim ama Turkiye haberlerinden de kopmadim. 1-2 haftadir Turk televizyon kanallarinda durmadan tartisilan bir film oldu Can Dundar’in “Mustafa” filmi. Duydugum yorumlar karsisinda ne kadar cok sasirdigimi tahmin edersin. Ustelik bu yorumlarin bazilari da severek okudugum kose yazarlarindan geldi. Tabii ki bilincli bir insan gibi filmi izleyip kendi yorumumu yapmayi cok istiyorum ama su an icin Londra’da oldugumdan bu pek mumkun gozukmuyor. O yuzden yorumlarina cok deger verdigim ve guvendigim senden ufak bi ricam olacak. Su filmi cok ama cok dikkatli izle benim icin, sonra da asagida yazdigim sorulari dusun ve cevapla lutfen.
1) Can Dundar gercekten bu filmde tarafsizligini kaybetmis mi?
2) “Mustafa” filmi cok degerli Ata’mizin anisini karalama amaci icerisinde mi?
3) Gercekten bazi cevreler (mesela cocuklar) tarafindan yanlis anlasilacak unsurlar var mi? Mesela ickiyi sevmesi, kadinlara olan ilgisi, diktatorluk iddalari, devrimin evlatlarini yemesi, dinsizlik iddalari, vb. Bu tarz ornekleri gazeteleri veya tartisma programlarini karistirirsak arttirabiliriz.
4) Bu film bulundugumuz hassas donemde yapici mi yikici mi olmus?
5) Senin film hakkindaki yorumlarin neler?
Saniyorsam Turk Milleti Ata’sini hic istemedigi bir konuma, bir nevi bir puta cevirdi ve artik onu tartismak bile bir tabu oldu. Oysa o akli severdi, tartismayi severdi. Onu anlamak icin yaptiklarini, dusuncelerini, devrimlerini ve kendisini tartisabilmemiz gerekir. Ne olursa olsun Can Dundar’a bir tesekkur borcluyuz, bu film sayesinde tekrar tartisabilir ve hatirlayabilir hale geldik Mustafa Kemal Ataturk’u! Bu film olmasaydi, 10 Kasimda televizyon kanallarinin kosesindeki bir resimden ibaret bir anma yapilacakti. Oysa simdi tum tartisma programlarinda Mustafa Kemal var.
Ve Mustafa Kemal Ataturk’u unutmaya, unutturmaya calisanlara inat bir 10 Kasim’da daha onu saygiyla aniyoruz.
musa
November 10th, 2008 at 2:51 am
Deniz ciğim, bende film hakkında inanılmaz eleştiriler duydum, hatta kötü yorumlar iyi olanlara epey bir fark bile attı. Ama ben son kararımı filmi izledikten sonra vereceğim.. ve tamamen filme önyargısız ve beklentisiz gideceğim.
Gittikten sonra film hakkında yazacaktım elbette, ama şimdi bu biraz daha görev haline geldi, ama merak etmeyesin dediklerini seve seve yapacağım. sorularına da tamamen objektif cevaplar vereceğim.