Lifelog of Musa Yılmaz

Maddy ve Sert Şeker

Herkesin bir “ilk madonna şarkısı” kesinlikle vardır, benimkisi “La Isla Bonita” idi ve daha ilkokulu yeni bitirmiş, yeni yeni ingilizce öğrenmeye başlamıştım.

80 lerin tartışmasız pop kraliçesi idi; true blue, live to tell, spanish eyes, like a prayer.. hala dinlemeye doyamadığım şarkılar oldu.

Sonra 90 lar geldi ve Maddy, değişti… Erotica, Bedtime Stories ve Ray of Light.. kanımca 3 geçiş albümü idi; değişen dünyada bir arayış idi.. Ama bu albümlerden Rain, Take a Bow, Frozen gibi klasikler çıkıverdi.

Music albümü bana göre maddy nin dönüm noktasıdır, o nun zamana ve kuşaklara meydan okumasının kanıtıdır, ki Nobody’s Perfect ve Gone gibi iki muhteşem (ve az bilinen) şarkıyı içerir.

American Life ise Madonna nın 11 eylül’e cevabıdır…

Music ten sonraki ikinci patlamasını ise kesinlikle Confessions on a Dance Floor albümü ile yapıverdi, 80 lerin pop müziğini 90 ların disko ritimlerinin içerisine ekledi ve milenyumun öteki tarafına taşıyıverdi… Hang Up ve Sorry ile dans etmek istemeyen yoktur herhalde.

ve geçtiğimiz ay Hard Candy ile “Who is the master? Who is the slave?” sorusunu sordu :)

yaklaşık 2 haftadır bu albümü dinliyorum, ve dinledikçe maddy nin ne kadar güzel müzik (ama gerçekten müzik) üretebildiğine yeniden ve yeniden hayran oluyorum. Her ne kadar Voices isimli son şarkısına takılmış olsam da, “sert şeker” tek kelime ile muhteşem…

Tagged as:

Leave a Reply

You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>