Lifelog of Musa Yılmaz

Beatrice ve Ünzile

Tüm bu türban tartışmalarının ortasında başka bir gerçek, kapalı kapıların arasından süzülüp gazete köşelerine çıkıverdi; bu ülkenin 20–30 yaş arası kadınlarının yarısından çoğu evde yaşıyor, çalışmıyor, iş aramıyor…!

Danimarka, Slovakya, Finlandiya, İrlanda, Letonya, Litvanya, Slovenya, Estonya, Kıbrıs Rum kesimi, Lüksemburg, Malta, Norveç, İzlanda, Hırvatistan, Makedonya ve Arnavutluk gibi ülkelerin toplam nüfusları bizim eve kapattığımız kızların sayısından daha az

(Güngör Uras ın 7 Şubat 2008 tarihli yazısından alıntıdır)

Oysa çok yıllar önce Aysel Gürel ne güzel dile getirmişti bu gerçeği değil mi? Sezen Aksu nun sesinde hayat bulan Ünzile şarkısında;

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine

Amin Maalouf un kaleminden çıkmış, benim geç keşfettiğim muhteşem bir kitap var; Beatrice ten sonra birinci yüzyıl. Bir gelecek ütopyasında, herkesin oğlan çocuk istediği ve çoğunluğun buna ulaştığı bir dünyanın nasıl da kaosa sürüklendiğini anlatır.. Beatrice in babasının gözünden, kızının önündeki korkunç geleceği adeta resmeder. Kadınsız toplumların nasıl da şiddete sürüklendiğini anlatır.

Kitabı okurken ülkemdeki durumun bahsedilen gelecekten çok da farklı olmadığını, düşünmüştüm. O kaos geleceğinde Beatrice te Ünzile nin kaderini paylaşıyor, kapalı kapılar arkasında bir hayat sürmek zorunda kalıyordu.

Ve içlerinde ne çoktur o kızların diyelim ki Afganistan’daki burkalı kadınlara bakıp acıyan. Oysa kendi burkaları sadece daha geniş, evleri kaç metrekare ise o kadar.

(Ece Temelkuran ın İçimizdeki ev kızı başlıklı yazısından alıntıdır)

Be Sociable, Share!