Lifelog of Musa Yılmaz

Sözleşmeli asistanlık

Yeni başkanımız bunu tartışmak istiyormuş.. Oturup tartışalım hep birlikte;

1) Asistanlık sözleşmeli olsun! (zaten öyle değil miydi, senede bir imza attığımız kağıt ne idi?)

2) merkezi sınav ile seçilsin (ösym bir sınav daha fazla yapsın ama adı ne olsun? bir de bu snav da ne sorulsun? Onca farklı disipline ancak ortak bir öss sınavı yapılabilir herhalde)

3) burslu olsun (yazın kesilsin burslar.. ne gerek var değil mi?)

Sabahın bu erken saatinde haberi bir solukta okudum; bunca senedir yaptığım işle ilgili onca sorun varken, çözüme ters taraftan başlanmak istenmesine çok şaşırdım.

Aynı haberde bahsi geçen akademik dünyanın tepkilerinden seçtiklerim ise;

genç insanlara üniversite mensubu oldukları takdirde nasıl bir gelecek vaad ediyor, buna ilişkin bir şey söylememiz lazım. Bu projenin araştırma görevlisi niteliklerini, üniversitedeki akademik personel niteliklerini geliştirmeye dönük bir proje olduğu konusunda kuşkularım var benim.

 

Bu mesleğin herhangi bir getirisi yok ki. Profesörün aldığı maaş belli, üstelik son derece bürokratik bir disiplini var üniversitelerin. Hem bürokratik disiplini çekeceksiniz, hem düşük maaşa razı alacaksınız. Bu ancak çok idealist olarak yapılabilecek bir iş zaten. O yüzden çok yetenekli ve nitelikli mezunlar çok uzun bir zamandan beri üniversitelerde araştırma görevlisi olmak istemiyorlar.

 

2547 sayılı yasanın 50/d maddesi, araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim süresince her yıl yenilenen sözleşmelerle istihdam edilmesini öngörüyor. Bu maddeye göre araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim bitince üniversite ile ilişiği kendiliğinden kesiliyor. Bunun pratikteki anlamı zaten burslu öğrencilik.  ….. dile getirdiği görüşler bir yenilik içermiyor. …… araştırma görevlilerine özlük hakları bakımından devlet memurlarının sahip olduğu hakların verilmesinden rahatsız. Yani lisansüstü eğitim süresince verilen düzenli maaş, sağlık ve sosyal güvenlik gibi hakların ortadan kaldırılmak istendiği anlaşılıyor. Bu anlamda iş güvencesi bakımından değil ama sosyal kazanımlar bakımından mevcut uygulamadan geriye dönüş niyetleri var. Elbette bu, her şeyi piyasa mantığının çözeceğini düşünen zamanın ruhuna uygun bir yaklaşım.

 

Tagged as:

7 Responses to “Sözleşmeli asistanlık”

  1. DenizKIZI says:

    Iste budur!!! Ne diyebilirim ki harika!!! Yani o kadar talep edilen, o kadar cok istenilen bir is ki arastirma gorevliligi… Simdi nasil da herkes basvuru kuyruklari olusturacak.
    Ozellikle “gorev” kismini essek gibi yerine getirdigimiz “arastirma” kismini iste araya araya bi turlu bulamadigimiz bir meslekteyiz. Ben de zaten hic anlamamisimdir, neden universite mezunu, yuksek lisansli ya da doktorali sekreterler tutuyoruz ki… Bizim bolumun sekreteri benim yaptigim fotokopi, zimbalama, dosyalama islerini basariyla yapar. Azicik gayretle anlattigim dersi de anlatir. Ogrenciler cok zorlarsa hocaniza sorun diye kovalar…
    Sonuc olarak is ariyorum:)))

  2. musa says:

    Ama senden daha iyi sekreter bulamazlar ki güzelim :)
    Şaka bir yana kötü olan daha da kötü olacak sanırsam. Yeni başkan a benim önerim; eğer yapabiliyor ise asıl hocalara sözleşme yapsın.. onlardan çalışmayanı işten çıkarsın! Mümkün mü, hayır elbette! Çünkü kendisi de aynı toplulukta.

  3. ipek nese says:

    yaaa, ben zaten hep demiyo muyum, benden super sekreter olur diye:) adamlar hep benim icin calisiyorlar yahuu!!!

  4. musa says:

    tamam gelince seni de “genel sekreter” yaparız okula o zaman :)

  5. speedpaq says:

    Şirket batsın baaane? Tez bitse de gitsek yaaaaaaa!!!

  6. alptekin says:

    Ozellikle “gorev” kismini essek gibi yerine getirdigimiz “arastirma” kismini iste araya araya bi turlu bulamadigimiz bir meslekteyiz.

  7. musa says:

    @alptekin; çok güzel özetlemişsin durumu, teşekkür ederim.

Leave a Reply

You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>