Lifelog of Musa Yılmaz

23 temmuz sonrası

Şöyle bir göz attım da.. bir süredir hiç politik bir yazı yazmamışım (Evet 12 eylül yazılarını okurken farkettim).

Yaz ortası seçiminden bu yana.. vazgeçmişim neredeyse! Oysa hergün onca haberi, köşe yazısını okumaya devam ediyorum.. Ama işte içimden yazmak gelmiyor.

23 temmuz da hürriyet gazetesi bir manşet atmıştı; “2. tayyip dönemi” şeklinde. Ne kadar haklı bir başlık diye düşünmüştüm. Tek parti iktidarının 2. dönemi başlamıştı ve tek adamın yönetimi altında yaşamaya devam edecektik.

Benim gözümde “tek adamın” yaptıkları çizmeyi çoktan aşmış olsa da.. ortada %47 rakamı kocaman duruyordu. Evet.. her 2 kişiden 1 i bu adamı sevmiş ve oy vermişti! 5 kuruşa fındık aldıkları fındıkçılardan başlayarak, herkes ama bir dönem zılgıt yiyen herkes in yarısı oy vermişti.

Oğlu yarım milyon dolara yat almış; aferin denmişti.. ya da kutsal saydıkları “analarına” laf atılmış ama teşekkür etmişlerdi.. Zaten kıt olan toplumsal aklımız sanırsam iyice ufalmış, kuş olmuştu.

Biliyorum! Şu şehirde kapalı bir çevrede yaşıyorum. Ama bu gazeteleri, haberleri sadece ben mi okuyorum? Mümkün mü? Evet mümkün müş?

Yaz ortası seçiminden bu yana, bu ülkede “azınlık” olarak görüyorum kendimi; eline geçirdiklerini okuyan, okudukları hakkında düşünen ve düşündüklerini uç uca ekleyip yorum yapabilen bir azınlığın parçasıyım. Malum demokrasi dediğiniz şey de, çoğunluğun demokrasisi değil midir?

September 12, 2007   No Comments

2 x 12

Bugün darbe nin 27. yıldönümü…

Kim biliyor… kim hatırlıyor? diyenlere iki adet yazı öneriyorum;

Can Dündar’dan “Eylül’ün 12’si” 

Şöyle 10 yıllık dilimlere bölsek cumhuriyet nesillerini, her birine bir sevinç kırıntısı düşer yine de…

Cumhuriyetle doğduysanız delikanlılığınız 40′lara denk gelir. 48′liyseniz “Beyaz ihtilal”in tanığısınızdır.

58′liyseniz “Anayasa devrimi”ni tatmışsınızdır.

68′liyseniz çocuksu bir coşkuyla kol kola yürümüşsünüzdür sokaklarda…

88′liyseniz zaten boş vermişsinizdir sorunlara

Bütün bu “liler” içinde 78′lilere bir dirhem umut ışığı düşmemiştir.

 Ece Temelkuran’dan “12 Eylül’leri kutlu olsun!”

Türkiye’de artık din veya siyasal İslam ilgili söz söylemek orduyla ilgili söz söylemekten daha zor hale gelmiştir. Bu, yeni darbedir. İçinden geçtiğimiz günler, 12 Eylül darbesinin yeni, geliştirilmiş yüzüdür. ….., bu iktidar 12 Eylül çocuğudur. Hem de darbenin en sevdiği çocuğudur. Uluslararası sermaye ve Büyük Orta Doğu Projesi tarafından desteklenen; muhafazakârlaştırılmış, alternatifsizleştirilmiş toplumun örgütlü olarak sorgulayamadığı bir darbe iktidarıdır tecrübe ettiğimiz.

September 12, 2007   No Comments