Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — September 2007

Rialto – 5:19

Nereden düştü aklıma anlamadım; oysa yatağıma uzanmış (daha da eskilerden) Abba dinliyordum! Aniden şarkının iki cümlesi zihnimde dönmeye başladı.. Neydi bu diye kıvranmaktan vazgeçip, yataktan fırladım ve google ın başında buldum kendimi; şarkıyı da buldum!

Monday Morning 5:19” 10 sene öncesinden, 1997 den (vay be…) Bu şarkı ile çabuk parlayıp, sonrasında ise fazla tutunamayan bir İngiliz pop grubu olan Rialto nun en meşhur şarkısı. Grup Beatles havasında, şarkıda saf 90 ların pop şarkılarından.

PS: Acaba hangi Abba şarkısı bana bu şarkıyı hatırlattı? Tahminleri alabilir miyim?

PS: 5:19 benim ilk dijital müzik arşivimde vardı (evet geçmiş zaman kullandım). Microsoft system-restore u icat etmişti ya; ben de bir ara My Music klasörümü windows ayarları ile oynayıp D sürücüsüne, o klasörün üzerine taşımıştım. Sonrasında ise tarihimin en büyük aptallığını yapıp sistemi eski bir tarihe “restore” et deyivermiştim.. My Music klasörü C sürücüsüne geri dönmüştü ama benim arşivin yerinde yeller esiyordu. Hatırlıyorum da, acaip çok sinirlenmiştim. Onca şey denemiş, sonunda şarkıların (yekün 2 GB idi) üzerine bir bardak (buz gibi) su içmiştim

September 28, 2007   No Comments

Teşekkürler ve Davet

Bu yazı ile birlikte 212 yazı, 185 yorum ve yaklaşık 10 bin sayfa ziyareti ile bir kocaman seneyi devirdik.. (Malesef hedefim olan günlük ortalama 1 yazı seviyesine ulaşamadım!)

Bdaycake

En başta yorum yazıp paylaşanlara, sonra okuyup yalnız bırakmayanlara, gördüğü yerde okuduğunu ve keyif aldığını söyleyenlere, ve herzaman destek verenlere; bütün bu sene boyunca “yaşam blog” umu okuyan herkese çok ama çok teşekkür ediyorum.

Sonrasında beni bu sanal alemde daha fazla yalnız bırakmamanız için, sizleri bir blog sahibi olmaya davet ediyorum; bakınız blogroll um çok (ama çoook) tenha!

Blogger veya WordPress ten ücretsiz blog sahibi (hemencecik) olabilirsiniz… Sonrasında ne mi yazacaksınız? Kendinizi elbette! İsterseniz bir takma ad bulun.. isterseniz olduğunuz gibi gelin.. ama gelin!

PS: blog unu unutan ve ihmal eden sevgili Alper’in ve astegon.sayfagezgini.com a hala bir blog açmayan sevgili Evren’in kulaklarını çınlatmayıda unutmayım!

September 27, 2007   2 Comments

“hoşnut etmeden uyumayacaksın!”

Ne güzel bir emir kipi değil mi?… (farkettiniz mi hep emreder, asla rica etmezler)

Gitmedim, bahsi geçen kitapları alıp okumadım; ama bugünkü gazetelerde dönen haberlere göre dini yayınlar fuarında satılan kadınlara yönelik “evlilik hayatı” kitaplarının birinde bahsi geçen cümle ile kocalarını memnun etmeden uyumamaları isteniyormuş.

Haberin devamı çok renkli aslında; ama ben bu kısmına yine takılıp kaldım. 90 larda bol bol haber bültenlerini süsleyen amerikan tarikatları vardı, hatırlar mısınız bilmem? Hani kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan, renk renk boncuk takıp, renklere göre çiftleşen insanların yaşadığı kasabalara dair.. Sonra bizde de çıktı, şimdi adını versem (google başında hazırda bekleyen) avukatları 2 güne kadar bana tehdit mesajları gönderecek olan “manken kadrolu” bir tarikat vardı.. O zamanlar kavramıştım ben de bu meseleyi; din kadın milletini yatağa bağlamanın daha ahlaklı bir yolu idi.

Bir tarikat kurmayı hala çok istiyorum ama henüz başaramadım.

Neyse? Bütün bu ılımlı islam tartışmalarına son noktayı koyup, desteklesem mi diye düşünmeye başladım! Sizce de bir erkek için şahane bir durum değil mi?

a) evlenirken bakire arayacaksın, çıkmaz ise sabahını bile beklemeden kapının önüne koyacaksın.

b) 4 taneye kadar almak mümkün. pazardan taze taze üstelik.

c) bak şartı da var, uyumadan önce hoşnut edecek seni.. en güzeli de bu!

d) senden az konuşacak (habere göre kadının başka bir fazileti de bu imiş)

e) çok mu sıkıldım, aynı iki kelimeyi 3 sefer tekrarlar isen hemen kurtulabiliyorsun. 

Bir erkek daha ne isteyebilir ki? Konuşan, paylaşan, üreten bir kadın mı? Bir insan mı?

Tövbe tövbe! 

September 26, 2007   No Comments

Google Sky

Henüz duymayanlar (ve oturduğu koltukta uzaya gitmeyi düşleyenler) için..

Google Moon (ay) … bunu biliyordum, dünya da oturup aya gitmeyi (Jules Verne gibi) düşleyenler için!

Google Mars… Kim Stanley Robinson un muhteşem kitabı “Kızıl Mars” ı okurken el altında bulunması gereken bir harita; yer isimleri, görünür ve infrared aralığındaki mars resimleri..

PS: güneş sistemindeki en yüksek yanardağın mars ta olduğunu biliyor muydunuz? Olympus Mons, yüksekliği 27 km (everest in yaklaşık 3 katı)

Google Sky; ve Google Earth in yeni beta sını (4.2 sürümünü) indirirseniz bir minik yeni ikon ile karşılaşıyor, ve kendinizi bir anda bulunduğunuz yerden yıldızları seyreder buluveriyorsunuz. Harika Hubble resimleri de bu hizmete dahil.

September 25, 2007   No Comments

hızlı tren.. esenkent?

Geçtiğimiz haftasonu eskişehir e giderken, yol boyu gözüm hep hızlı tren de idi.. acaba deneme sürüşlerinden birine rastlar mıyım diye düşünmüştüm! Malesef göremedim, ama asıl sonrasında duyduklarım beni çok daha şaşırttı.

Hızlı tren için döşenen hat, eski hat tan tamamen farklı (gıcır gıcır) bir hat imiş. Ankara ucu Esenkent (orası nerede bilmiyordum) ten başlayıp Eskişehir e yakın bir yere geliyormuş (bunu da eskişehir liler bilmiyordu). Kısaca hızlı trenin nereden kalkıp nereye varacağını kimse bilmiyordu.. Ben de gelince biraz araştırdım:

Htrenhat

Kaynak!

Anladığım kadarı ile;

1) Ankara-Sincan: arasındaki mevcut demiryolu hattı yenilenecekmiş (daha başlamamışlar bile.. ) yeni hat hem banliyö hem de hızlı tren için uygun olacakmış. Ne zaman? 2009 da!

2) Sincan-Esenkent: yapılıyor imiş, %76 ısı bitmiş, yıl sonunda tamamlanacakmış. (kısaca kalkış sincan dan.. oh çok sevindim)

3) Eskişehir gar ı yeraltına iniyormuş; bakın burayı anlamadım. Öyle karışık yazmışlar ki. Mevcut gar ın yük kısmını şehir dışına alacaklarmış, hızlı treni de yeraltından geçireceklermiş. Yalan yok, eskişehir de o kadar çok hemzemin geçit var ki, hepsine köprü yapmaktansa, tek bir tünel yapmayı tercih etmişler (bu benim tahminim). Ama dediğim gibi mevcut garı da taşıyacaklar mı, çok kesin bir ifade yok ortada.

4) Eskişehir-Gebze: yeni hat tın inşaatı Gebze de bitiyormuş. Devamı? Haydarpaşa? diyenler için.. Marmaray projesinin bitmesini bekleyeceğiz. Çünkü hızlı trenin boğaza ulaşması bu hat üzerinden gerçekleşecekmiş.

Yakında çalışmaya başlayacak seferler için, ankara da önce esenkent e ulaşmanız gerekecek (yaklaşık 1 saat) … Eskişehir de nerede ineceğiniz bile henüz belli değil! İstanbul? Hayrdapaşa? daha çok yolumuz var…

September 25, 2007   No Comments

iyi ki Bayrak var (Can Dündar dan)

Yine benim aklımdan geçenler, yine Can Dündar ın kaleminden çıkıvermişler;

işte “iyi ki bayrak var” yazısı!

Türkçenin gözden düştüğü topraklarda, çağlardaydık.
Olsun; bayrağımız öyle güzel dalgalanıyordu ki, biz ülkemizle gurur duyuyorduk.

“Amerika da her kapının önünde var, biz de 2 direk dikmişler, ne var bunda?” diyebilirsiniz, ben de bayrağımı seviyorum, ama, tezatlar ülkesi burası.

September 24, 2007   No Comments

Hermoine?

Saturday Night Live’dan şahane bir Harry Potter parodisi;

Bunu izlerken aklıma MTV sinema ödül töreninde gösterilen muhteşem “Yüzüklerin Efendisi” komedisi geldi; youtube sağolsun..

 

September 21, 2007   No Comments

WordPress 2.3 ve Digg Widget

Hala çözemedim bu “header” sorunumu.. Ah wordpress ah, hiç de uğraşmak gelmiyor içimden ama, sinir de olurum böyle şeylere; herşey tıkır tıkır çalışmalı işte! WordPress te hata verdi mi; advanced php hatası veriyor ki, fransız fransız bakıyorum çoğu zaman.

Neyse; duydum ki 2.3 sürümü çıkıyormuş 24 eylül de, şimdilik onu bekliyorum.. tek dileğim var; yükseltme sonrasında bu sorunun (ya sihirle ya da başka bir yoldan) yok olması: bakalım!

Bir de, digg widget ı ekledim sağ kolona.. benim oy verdiğim hikayeler hemen yanda yani, digg e bayıldığımı söylemiştim değil mi?

September 20, 2007   No Comments