Kısa bir anayasa mı?
Benim kadar çok amerikan dedektif(çilik) dizilerini izleyen (ve seven) var mıdır bilmiyorum. Dizilerin gerçekliğini tartışmayı bir kenara bıraksam da, ekranda sıkça gördüğüm ve çok beğendiğim sahne.. kesinlikle zanlıların anayasal haklarını karşılarındaki dedektiflere sular seller gibi sıraladıkları anlar.
Bu duruma o kadar çok imrendim ki, açıp net ten amerikan anayasasını bile kurcaladım.. İşte size ilk madde, ifade özgürlüğünü keskin bir şekilde belirten 1. madde; (çok güzel değil mi, ilk maddenin buna ayrılması)
Congress shall make no law respecting an establishment of religion, or prohibiting the free exercise thereof; or abridging the freedom of speech, or of the press; or the right of the people peaceably to assemble, and to petition the Government for a redress of grievances.
Arkasından elbette merak ettim, hemen bir google araması daha yapıp, bizim anayasamızdaki benzer maddeye ulaştım; (işte 26. madde, işte benim bile bu sayfaya birşeyler karalarken 2, bilemedin 5 sefer düşünmem gereken madde)
MADDE 26: Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
İkinci paragrafa kadar herşey çok güzel değil mi? Ama ortada olmayan bir “ama” var ki.. Sonrasında diğer maddelere de bakınca, hemen hemen tüm hak ve özgürlüklerin arkasinda benzer “ama” ların olduğunu üzülerek gördüm. Sanırsam bu yüzden bu ülkede kimse anayasal haklarını bilmek ihtiyacı duymuyor; bilse de devamında yazanları bilmesi mümkün olmadığından.
Bu yazı nereden çıktı derseniz, RTE nin en son seçim vaadi olan daha kısa ve öz bir anayasa teklifinden! Kim hala hatırlar bilmiyorum ama, daha önce yine kendisi İstanbul un trafik sorunu için “istanbul a vize ile giriş” (sözde) çözümünü önermişti ve bende o zaman (acaip sinirlenmiş ve) açıp anayasamızın seyahat özgürlüğü maddesini (madde 23) okumuş ve (şaşırarak… hayır küçük bir şok yaşayarak) anayasanın ona bu yetkiyi verdiğini üzülerek görmüştüm.
MADDE 23. – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
RTE nin anayasa değişikliği istemesinin en başlıca sebebi, malum, cumhurbaşkanlığı seçiminde karşısına dikilen en büyük engeli anayasa olarak görmesi (o kadar miting yaptık ama hala anlamadı ya). Anayasa nın daha öz ve açık olmasına bende taraftar olsam da, RTE nin bu mantıktan uzak yaklaşımı; işine geldi mi “ama” ları dilediği gibi kullanması ama işine gelmedi mi mızıkçılık yapması, … (madde 26)
PS: Anayasalarını birazcık övdüm diye lütfen kimse beni fanatik bir amerikan hayranı sanmasın sakın! İfade özgürlüğünün amerikayı amerika yapan temel taş olduğuna inansam da, ikinci madde ile herkese silah taşıma hakkı vermelerini (ve bu konuda inat etmelerini) hala anlamış değilim.
Pek numaracı (başka bişi derdim de dur bakalım) bi anayasamız var canım. Özgürlükleri önce gösterip sonra vermiyor.
Yaaa hocam bi stadda içelim, burası ancak öyle yaşanır oluyor. Hem ordan arka kapıya uğrar, adrenalin pompalarz ;)