Lifelog of Musa Yılmaz

WP 2.2 de türkçe sorunu

Muhteşem blog programı wordpress in yeni sürümüne bu akşam (biraz geç kalmış olsam da) geçmeye kalkıştım! Bilseydim 2 saatime malolacağını kesinlikle vazgeçerdim ya.. nereden bileyim; şimdiye kadar 2 tık ile yaptığım tüm o sorunsuz yükseltmelerden sonra böyle birşey ile karşılaşmayı beklemiyordum gerçekten.

Her zamanki gibi sevgili (ve kutsal) fantastico nun “upgrade” tuşunu ve sonraki “next” ini takip ettim! Bereket fantastico kendi yedeklemesini yaptığını belirten uyarı mesajını (her zamanki gibi) çıkarttı.. Ben de her zamanki gibi hiç önem vermeden olası veritabanı yükseltmesi için anasayfaya zıpladım… O da ne!

Çok şükür saÄŸlığımla ilgili bir ……. henüz yok …..

Korkunç… korkunç ne demek… en sevmediğim şey başıma geldi! Sayfam çince oluvermişti :) ama ben katalan diline pek de hakim değildim.

Dedim ya sevgili fantastico “backup” denen birşeyden haberdar idi… ve biraz da güç olsa da (klasörleri temizle.. veritabanını boşalt, .. sonrasında herşeyi backup tan geri yükle…) sonunda eski sürüme geri dönebildim: ve derin bir oh çekiverdim!

Tamam geri döndüm ama… ilk başta yapmam gerekeni o telaş ile kaçırdığımı fark ettim… Yaşam pınarımız google a altın değerindeki kelimeleri girince sanal dünyada çok da yalnız olmadığı gördüm önce.. sonra sebebini ögrendim.. ama en sonunda çözümünü de buluverdim, hem de çok basit bir çözüm…. ah ah!

wp-config.php dosyasında
define(‘DB_CHARSET’, ‘utf8′); satırını
define(‘DB_CHARSET’, ”); yapmanız yeterli imiş….

Gecenin sonunda ise durum daha da garipleşti: wordpress yüklemelerimden birini 2.2 ye yukarıdaki ince ayar ile sorunsuz olarak yeniden yükseltmeyi başardım (2 dakikadan fazla sürmedi inanın!) Elimde ise fantastico nun 2.2 sandığı bir 2.1 yüklemem kaldı ki sormayın…  (O kadar övdüm ya sonunda ihanet etti bana) bir yandan Placebo dinleyip kara kara ne yapacağımı düşünüyorum şimdi de!

June 12, 2007   5 Comments

Ocean’s 13

Uzun zamandır beklediğim filmi sonunda izledim… önümdeki koltuklardakilerin sürekli yer değiştirmelerinden rahatsız olmadan, ya da yanıbaşımdaki arkadaşlarımın bir dvd uğruna aldıkları devasa (kocaman hatta.. xxl dan bile büyük) patlamış mısır kutusunun (korkutucu) cazibesine bile kapılmadan, bir kere bile kapılmadan hatta .. keyifle izledim. Seyirlik için hoş bir filimdi…. ama… nerede o ilk film!

Oceans13

Eskiden beri çok severim soygun filimlerini.. tv de yakaladım mı herşeyi bırakıp izlediğim kaç an olmuştur kimbilir! Ama Ocean 11 (serinin ilk filmi..) kesinlikle muhteşemdir, o kraldır, sağ gösterip sonunda sol vurandır. Sonrasında 12 yi nasıl bir merakla beklemiş, beklediğimden fazla hayal kırıklığına uğramıştım. Son bir haftadır 13 hakkında şahane yorumlar okusam da (hayır beyazperde.com daki düşük iq lu fragman yorumcularına aldanmayın sakın, açın imdb yi okuyun derim), ciddi bir beklenti ile salona adım atmadım.

İyiki de öyle yapmışım; Al Pacino nun katılması ile kadrosunu iyice güçlendiren Ocean’s 13, harika oyunculukların ve şahane esprilerin dışında benim için en değerli olandan, sıkı bir soygundan, malesef yine yoksun idi!

Unutmadan… filmin diğer büyük eksikliği ise kadın oyuncuların kadro dışı kalmaları kesinlikle! Nerede Julia ya da sevgili Cathy.. Danny ve Rusty nin o gak tan guk anladıkları konuşmalarından birşeyler olup bittiğini ancak tahmin edebildim .. herkes gibi!

June 12, 2007   No Comments

Dove – Evolution (reklam!)

Haberin başlığı geleceğin reklam kültürü olunca merakla tıkladım.. ve aşağıdaki müthiş dove reklamı ile karşılaştım. Söylediklerine göre 50bin dolara malolmuş ama 4 milyon hit almış… (73 saniyelik kısa bir film bu kadar masraflı mı cidden?) 

 Mutlaka bir göz atın.. cidden başarılı bir çalışma olmuş… özellikle fotoşap kısımları :)

 

Artık bir daha hiçbir reklam kadınının gerçekliğine inanmayacağım sanırsam!

En başta da bu sıralarda yol boyundaki reklam panolarında pepsi_max kutusu üzerinden sallanan bacakların gerçekliğine..

PS: Aman beyler dikkatli olun!

June 12, 2007   1 Comment