Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — April 2007

Elveda survey?

Bu sıralar bizim bölümde yer yerinden oynuyor! Dönem başı uygulanmaya başlanan regular/irregular ders ayırımı uygulaması yeterince ses getirmemiş sanırsam. Şimdi de hedefte bölümün 4 senelik ders programı var; topun ağzında ise ise meşhur survey dersi! Bu bölümden geçmiş herkesin az ya da çok süründüğü, zor olduğu tescillenmiş efsane dersin 4 senelik müfredattan çıkarılması tartışılıyor!

Ya da aslında pek tartışılmıyor, bir taraf bastırıyor karşı taraf suskun kalır ise hooop onaylanıyor! Akıllardaki soru survey gereksiz bir ders mi? Sanırsam yeni yönetimimize göre öyle… karşı atağa geçip “peki ya dinamik?” demek istiyorum bende!

Biliyorum bunu duyan binlerce mekanikçi arkadaşım ayaklanacak, kendi branşlarına toz kondurmayacak. Ama şapkanızı alın önünüze ve düşünün; survey ne kadar gerekli ise, dinamik te en az onun kadar önemli degil midir? Ki survey GIS ile birlikte kullanılarak çok daha zevkli ve ögretici bir hale getirilebilirken, kaldırıp bir kenara koymak?

İşin en acı ve trajik tarafı, yıllardır süregelen mekanikçi hegamonyasında kimsenin mekanik derslerine toz kondurtmaması degil de, diger branşların (özellikle su grubunun) sessiz çoğunluğu oluşturması!

Yeni gelen isteklerden biride, benim son 7 senedir asistanlığını yaptığım dersin içeriğinin değiştirilmesi (pardon budanması) konusunda! Kabul, dersin her konusunu bende öyle deliler gibi sevmiyorum… ama hangisi atılabilir ki? Yeni yönetimin ısrarla vurguladığı “daha çabuk ögrencileri mezun etmeliyiz” politikasının altında şunu bilmesede olur yeterki mezun olsun mantığının çıkması çok üzücü.

April 10, 2007   4 Comments

Türk işi Lost (kayıp?)

Ayın bomba haberi 22dakika.org dan geldi (bilmeyenler için yabancı dizilere kafayı takmış insanlardan oluşan bir forum/haber sitesi)… Efendim.. Doktorlar dizisinin (kendileri muhteşem Grey’s Anatomy nin tamamen uyuz ve ucuz bir kopyası olmaktadır) gördüğü üstün başarıdan (???) etkilenen yapımcılar, dünya da fırtınalar estiren (ne demekse bu laf, çok klişedir hani laf aramızda! Her haberci haberini abartmak zorunda hissederek mutlaka kullanır bir yerde) Lost dizisini de kopyalamak için kolları sıvamışlar!

Bak sen şu işe… Bilmeyenler için Lost (bu arada ben de henüz izlemedim, tez bitsin kampa girecegim günlere saklıyorum.. düşünsenize 3 sezon birden!) Avusturalya-ABD seferini yapan bir yolcu uçağının büyük okyanus üzerinde arızalanarak bir adaya düşmesi ile başlayan, uçaktaki yolcuların geçmişleri ile adanın gizemli yönlerinin keşfi ile renklenen (ve merak uyandıran) bir dizi.

Tabi böyle konusu olan bir diziyi bu ülke koşullarına göre yeniden yorumlamak gerekecek… En başta herkesi survivor usulü dünyanın bir ucuna taşımak epey masraflı olacaktır! Hani survivor dakilerin geri dönme şansları yoktu, öl yada yaşa felsefesi vardı orada, ama oyuncu milletini tutamazsın o adada degil mi?

Yani ilk konuda anlaştık, ada yakınlarda olmalı ama kayıp olmalı.. düşünelim şimdi; karadeniz,akdeniz, ege, marmara (bizde deniz bol.. ada da bol) ama hepsi biliniyor kardeşim! İstanbul-İzmir seferini yaparken marmara da hiç keşfedilmemiş bir adaya düşüp mahsur kalan bir avuç türkün hikayesini kuşlar bile güler

İkinci mevzu adanın gizemli olması ile ilgili. Malum Lost ta ada hakkında bilinmeyen binlerce gerçek var (dizinin büyüsü de buradan geliyor zaten)! Biz nasıl bir gizem katacağız diye merak ediyorum; hani etliye sütlüye bulaşmamak lazım; sonra silahını çeken seti basar (pardon marmara da kayıp bir adada idik degil mi?)

İdda edilen kadro da süper laf aramızda; Nejat İşler, Halit Ergenç (aliye den sonra tekrar karşı karşıyalar), İlhan Mansız (evet yanlış okumadınız..o!), Mazhar Alanson, Ata Demirer, Pınar Altuğ… muhteşem degil mi? Bu arada İlhan Mansız orjinal Lost ta uzakdoğulu bir oyuncunun üstlendiği rolu canlandıracakmış.. neden acaba?

April 8, 2007   6 Comments

Gece Müzikleri

Çok ilginç bir hava var şimdi dışarıda .. milyonlarca ama mini minnacık su damlacığı usul usul yağıyor şehire. Serin bahar havasında okul koyu bir sisin altında kalmış gibi görünüyor.  İçimden bu manzaranın resmini çekmek geliyor, ama sonra kendime henüz (gıcır gıcır) bir N95 alamadığımı acı ile farkediyorum  :)

Bir yandan radar aleminin derinliklerinde kendi kazdığım çukuru (sanırsam pieyçdi diyorduk) genişletmeye ve derinleştirmeye çalışırken, bir yandan da harika şarkılar dinliyorum. (bu gecenin en başarılı kazma-kürek ödülü Mathlab ın oldu bu arada!)

Ferhat Göçer in çok satan bir albümü var, Yolun Açık Olsun adında; kaç gündür sevgili A2 imde çılgınlar gibi dinliyorum. (bu adamın cidden çok güzel bir sesi var..!)

 

Müzik listemdeki diğer albüm bir Jlo – Marc Anthony çoçuğu (iyiki evlenmişler), Jennifer Lopez in son albümü Como Ama Una Mujer; içimdeki akdeniz çoçuğunun yüreği her ispanyolca şarkı duyduğunda nedense hep böyle kanatlanıp denize doğru uçmaya başlıyor :)

Son olarak.. gecenizi şenlendirecek bir web sayfası var bu bağlantıda!

Bu kadar mola yeter! (Evet yazı yazarak mola veriyorum… ne garip degil mi?) Ben artık Geomatica-Excell-Mathlab üçgenime geri döneyim..

April 5, 2007   3 Comments

Elveda DRM

EMI ve Apple işbirliğinden çok taze bir haber geldi: EMI tüm müzik kolleksiyonunu iTunes üzerinden DRM siz satma kararı almış.

alkışlar müzik endüstrisine gitmeden önce ama ları söylemek lazım (elbet te birkaç ama var bu olayın içinde)

ilki şarkılarım hem DRM li hem de DRM siz satılacak olması, ilkinde şarkı başına 1.29 $ fiyat biçilirken, ikinci durumda ise eski fiyat yani 0.99 $ geçerli olacak (mmm ları duyuyorum şimdiden; evet aradaki 30 centi şarkıyı sevgiliniz, anneniz, ya da arkadaşlarınız ile paylaşacağınız için peşinen ödemeniz anlamına geliyor)

Eee…! fiyat pahalı peki kalite derseniz; ilk durumda (DRM siz) 256 kbps a, yani eski (DRM li) kalitenin iki katına ulaşacaksınız. işin en komik tarafı ise DRM siz şarkıların AAC formatında satılması, malum eski durumda mis gibi mp3 şeklinde satılırken, her dijital müzik çaların çalamadığı bu AAC nereden çıktı acaba?

(ortalık iyice bulandı, ama bir güzel haber var ki bence en önemlisi)

O da iTunes – iPod ikilisinin ayrılmaz bütünlüğünün bozulması! Yani iTunes tan alacağınız şarkıların iPod dışında farklı dijital müzik çalarlar ile de dinlenebilecek olması.

Apple sıkı bir hamle yaptı! Tabi bu ülkeden iTunes üzerinden hala şarkı satın alınamıyor olmaması da başka bir konu (niye çeneni -parmaklarını ya da– yoruyorsun o zaman diyebilirsiniz tabiki) 

April 2, 2007   No Comments

Youtube da 500 hata sayfası

Boğaziçi üniversitesi kariyer günlerinde koç grubuna koç topu (ne olduğunu siz anlayın) atan ögrencilerin görüntülerini izlemeye çalışırken karşıma bu muhteşem hata sayfası çıktı;

500 Internal Server Error

Sorry, something went wrong.

A team of highly trained monkeys has been dispatched to deal with this situation. Please report this incident to customer service.

Also, please include the following information in your error report:

OSqpHv_6YQEmAYsugLfH2NwjPQjCbWQtTRL9CbKin3RB31Qrk_g6uX9-NkqH sS6VqWW4FZ-A5l4IWq0lbs7mHdW_iWiC-GqOJPpol4uHmtIKvS-HXY8XnNiU….

türkçesi ile “çok iyi eğitimli maymunlardan oluşan bir takım, bu sorun ile ilgilenmek üzere serbest bırakıldı…” bayıldım!…:)

 

April 2, 2007   No Comments

Music and Lyrics

hoş bi romantik komedi.. gerçi komedi kımı ağır basmış biraz ama iyi de olmuş; uzun zamandır hiçbir filmde bu kadar çok gülmemiştim.

Eski bir pop yıldızının (grubunun adı da Pop hatta), hafif kaçık bir yeniyetme yıldızın peşinde yeniden yükselme çabası ile, son 10 yıldır yapamadığını (bir şarkı yazmak) yapması gerekirken, karşısına çıkan sıradışı ve en az kendi kadar kaçık çiçekçi kız ile birlikte giriştikleri şarkı yaratma serüveni ve tabiki yanında büyüyen bir aşk öyküsü. (tebrik edin! tek cümlede böyle özetleyebilirdim ancak)

Musicandlyrics

Filmden çıkınca aklıma ilk gelen “neden müzikal degil di?” sorusu oldu. Evet, içinde bu kadar çok müzik yaşanan film harika bir müzikal olabilirdi aynı zamanda. Elbette, pek çok izleyici burun kıvırırdı bu duruma; yani daha kötü bir gişe başarısı olurdu! Ama kulaklarımız daha şenlenirdi muhtemelen. (tamam kabul ediyorum.. bir müzikal delisiyim ben)

Gerçi Drew Barrymore ve Hugh Grant o zor bulunur romantik komedi çiftleri tılsımına sahip degiller bence (tamam belki birazcık) Neyse.. size keyifli saatler geçirtecek hoş bir film yine de, tavsiye olunur! 

Film, elbet müzik üzerine ve Grant in piyano başında söyledigi, içimden keşke Sinatra nın o büyülü sesinden dinlemeyi geçirdigim, harika bir şarkı var; Don’t write me off!

It’s never been easy for me
To find words to go along with a melody
But this time there’s actually something on my mind
So please forgive these few brief awkward lines

Since I met you my whole life has changed
It’s not just my furniture you’ve re-arranged
I was living in the past
But somehow you’ve brought me back
and I haven’t felt like this since before Frankie said relax
and now I know based on my track record
I might not seem like the safest bet
All I’m asking you is
Don’t write me off just yet

For years I’ve been telling myself the same old story
That I’m happy to live off my so called former glories
but you’ve given me a reason
to take another chance
now I need you despite the fact
that you’ve killed all my plants
and now I know
i’ve already blown more chances
than anyone should ever get
all I’m asking you is
don’t write me off just yet
don’t write me off just yet

April 1, 2007   No Comments