Kurban kültüründe yetişmek…
23 nisan, ulusal egemenlik ve çocuk bayramında (evet sadece çocuk bayramı değil) ilkokulumda idim. Şimdilerde sevgili yeğenimin okuduğu okulun bahçesinde durmuş karşımdaki binayı seyrederken aklıma yıllar önce bu bahçenin ve binanın gözüme ne kadar da büyük göründüğü geldi. (o zamanlar boyumuz kısaydı elbet.. ama insanın geçmişine dokunması hüzünlü oluyor işte)
Geçmişe dönünce, söylemeden geçemeyeceğim, okul bandosunun kıyafetleri benim zamanımda daha bir süslü idi… üzeri yıldızlı bir kırmızı çeket, altta beyaz bir pantolon, pek bir hoştu, oysa şimdi beyaz gömlek ve şort, o eski havası kalmamış anlayacağınız :( evet bende bir zamanlar o bandonun bir minik üyesi idim! Hatta onları dinlerken “tram tram tam” lara eşlik edecek kadar hatırladım birşeyler!
Konuya geleyim degil mi? (başlık ne der, sen ne dersin böyle!)
Okuldaki tören iyi hoş giderken, sonunda asker üniforması giymiş minikler çıkıverdi sahneye (bende merak ediyordum tam, ortalıkta dolaşan minik komandoları! doğuştan savaşcı milletiz ya, anası-babası erkenden yetiştirmeye başlamış diye düşünüyordum). Minik askerlerin sahneledikleri gösteriyi izlerken tüm bu düşüncelerimden daha beteri ile karşılaştım;
Kısaca sahnede olanları özetleyim; askere yeni gelen bir delikanlılın elindeki kınayı gören komutan sebebini sorar, oğlan bilemez anasına mektup yazar ve sorar. Anasının (haykırarak okuduğu) cevabı ise “deki komutanına biz 3 şeye kına yakarız; (başlıyoruz) 1. kurbanlık hayvana -allahına kurban olsun diye!- 2. gelin olacak kıza -kocasına kurban olsun diye!- 3. askere giden oğlana (elbette) -ülkesine kurban olsun diye!-“ şeklindedir!
Ne duyduklarıma inandım, ne de duyduğum yere! Evet burası güzel ülkemdi (ki sonradan bu 3lemenin gerçekten var olduğunu öğrendim), ama aynı zamanda bu daha bir ilkokul gösterisi idi!
Hadi tamam 1. ile her sene kurban bayramında karşılaşıyorlardı, bilmemeleri mümkün degil neredeyse. Peki ya 2. kına olayına ne demeli; ben bu yüzden kına gecesi yapıldığını bilmiyordum. Kadını kurbanlık koyun ile aynı kefeye koyan bu mantıktan.. evet tiksindim! Eve dönüş yolu boyunca söylendim durdum anneme “resmen kadınları aşağıladılar” diye! Ama yatışmadı sinirim hala!
3. kına sebebine geçmeyim hiç… onu da hiç bilmiyordum! Yani doğuştan asker olan her türk evladının, vatan borcu (neden böyle denir diye şimdi düşünmeye başladım) diye askere gitmesine alışmıştım ama, koyun benzeri kınalanıp gönderildiğini duymamıştım.
Kaç gündür takılıp kaldım bu kurban kültürüne; düşündükçe daha neler neler buluyor ve artık düşünmekten bile korkuyorum. Öyle çok derinden harmanlanmış, öyle çok ölümü kutsallaştırmışız ki biz, çocuklarımızı bile “kurban olayım sana” diye sever olmuşuz.
April 25, 2007 No Comments
Hasankeyf e sadakat!
Yıllar önce sevgili İpek gitmişti Hasankeyf e.. Dönüşte yüzlerce resim çekip getirmiş, ekranın başında geçmişe yolculuğa götürmüştü beni. Hasankeyf gündemde idi o sıralar ama, benim asıl tanışmam işte o yolculuk resimleri ile olmuştu.
Duydunuz mu bilmiyorum? Yıllardır süre gelen arayış ve tartışmalar sona erdi yakın zamanda sessizce… Ilısu için para bulundu! Barajın inşaasına yakın zamanda başlanacak ve binlerce yıldır ayakta olan bu tarihi kent sular altına gömülecek.
Gelin geçmişe sahip çıkın, ve hasankeyfesadakat adresini ziyaret edin! ve bu karşı duruşta sizinde bir imzanız olsun.
April 25, 2007 4 Comments