Lifelog of Musa Yılmaz

Misyonerlik üzerine

Bu yazının sebebi malum, malatya da yaşanan (ve cumhurbaşkanlığı adayı karmaşasında kaybolan) misyoner cinayetleri (pardon katliamı).

%99 u müslüman olan ülkede yetişen bizler, herdaim karşı olduk misyonerlere… hatta müslüman mahallesinde salyangoz satan adamlardan daha beter gözle baktık onlara. Suçları biz (sapına kadar müslümanları) kafir bir dine çevirmek amacını gütmeleri idi! Oysa giderek artan baskı ve güçleri ile cemaatler hiç de bizi rahatsız etmiyordu.

Ama onlar (kökten) müslüman! nidaları altında korunan cemaatlerin yaptığı da bir nevi misyonerlik degil miydi? Müslümanı müslümana dönüştürmek mümkün görünmese de, doğuştan müslümanı kökten ve bağnaz bir müslümana dönüştürmek gibi bir amaçları var ki bu da onları en uçtaki misyonerlerden daha yüksekte bir yere yerleştir miyor mu?

İşin en trajik yönü, kanımca, hıristiyan misyonerlerinin cemaat yurtlarında kalan çocuklar tarafından öldürülmesi (pardon delik deşik edilmesi)! Sizce de bunun altında bir parça da olsun rekabet ten kaynaklanan korku yok mu? Bizim çeviremediklerimizi bunlar kafir yapacak korkusu!

Paylaş:
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Twitter

Tagged as:

Comments are closed.