Türk işi Lost (kayıp?)
Ayın bomba haberi 22dakika.org dan geldi (bilmeyenler için yabancı dizilere kafayı takmış insanlardan oluşan bir forum/haber sitesi)… Efendim.. Doktorlar dizisinin (kendileri muhteşem Grey’s Anatomy nin tamamen uyuz ve ucuz bir kopyası olmaktadır) gördüğü üstün başarıdan (???) etkilenen yapımcılar, dünya da fırtınalar estiren (ne demekse bu laf, çok klişedir hani laf aramızda! Her haberci haberini abartmak zorunda hissederek mutlaka kullanır bir yerde) Lost dizisini de kopyalamak için kolları sıvamışlar!
Bak sen şu işe… Bilmeyenler için Lost (bu arada ben de henüz izlemedim, tez bitsin kampa girecegim günlere saklıyorum.. düşünsenize 3 sezon birden!) Avusturalya-ABD seferini yapan bir yolcu uçağının büyük okyanus üzerinde arızalanarak bir adaya düşmesi ile başlayan, uçaktaki yolcuların geçmişleri ile adanın gizemli yönlerinin keşfi ile renklenen (ve merak uyandıran) bir dizi.
Tabi böyle konusu olan bir diziyi bu ülke koşullarına göre yeniden yorumlamak gerekecek… En başta herkesi survivor usulü dünyanın bir ucuna taşımak epey masraflı olacaktır! Hani survivor dakilerin geri dönme şansları yoktu, öl yada yaşa felsefesi vardı orada, ama oyuncu milletini tutamazsın o adada degil mi?
Yani ilk konuda anlaştık, ada yakınlarda olmalı ama kayıp olmalı.. düşünelim şimdi; karadeniz,akdeniz, ege, marmara (bizde deniz bol.. ada da bol) ama hepsi biliniyor kardeşim! İstanbul-İzmir seferini yaparken marmara da hiç keşfedilmemiş bir adaya düşüp mahsur kalan bir avuç türkün hikayesini kuşlar bile güler!
İkinci mevzu adanın gizemli olması ile ilgili. Malum Lost ta ada hakkında bilinmeyen binlerce gerçek var (dizinin büyüsü de buradan geliyor zaten)! Biz nasıl bir gizem katacağız diye merak ediyorum; hani etliye sütlüye bulaşmamak lazım; sonra silahını çeken seti basar (pardon marmara da kayıp bir adada idik degil mi?)
İdda edilen kadro da süper laf aramızda; Nejat İşler, Halit Ergenç (aliye den sonra tekrar karşı karşıyalar), İlhan Mansız (evet yanlış okumadınız..o!), Mazhar Alanson, Ata Demirer, Pınar Altuğ… muhteşem degil mi? Bu arada İlhan Mansız orjinal Lost ta uzakdoğulu bir oyuncunun üstlendiği rolu canlandıracakmış.. neden acaba?

Muaahahahahahhaah süper olur süper. İnler cinler bassın adayı. İnsanlar korksun. Saadettin Teksoy da olsun. Ortalık duman olsun.
Yazık yazık. Hadi ben doktorlar denilen diziyi Grey’s Anatomy dizisini bilmeden “Ula ne ilginç konu bulmuşlar” diye 2-3 izledim, sonra öğrenince “pu ulan şerefsizler” demiştim. Bi de bunu copy-paste edecekler ha :D
Çok eğlenceli çok.
Ugly Betty dizisini de isteriz. Yok yok Heroes dizisinin de copy-paste olayını isteriz. Nefis olur nefis :D
Musa kardeşime not: Lost izleyenler ve heyecan içinde olanlara “de gedin kardeşim bi diziye nasıl kaptırırsınız?!!!” demiştim. Demez olaydım. Bol vakit, bol çerez, bol bira.
Otur izle. İyi gelir.
Kayıp, dizi ATV’de izlenir… :P
Ha ha ha… Sadettin Teksoy müthiş olur.. müthiş, düşünsene arada dolanırmış “bu ada gerçekten kayıp mı?” diye.
Bak heroes da harika olur, Kahramanlar!… Onda da japon var, ilhan mansız ı oynatırız :) Hatta Sylar rolüne de Polat Alemdar ı koyarız.. tadından yenmez, lokum olur!
Ben Lost a daha sarmadım, yazı bekliyorum.. şöyle kapanıp 3 sezonu birden izleyecegim! Böyle eş zamanlı takip etmek olmuyor kardeşim, bak greys ve heroes da neredeyse 1 aydır tık yok.. işin yok heyecanla bekle.
Musacım ben de bu konuyu yazıyım diyordum, benden önce davranmışsın :)
Sen hala başlamadın ya şu Lost’a helal olsun :P
Kayıp’ta benim favorilerim Mazhar Alanson ile Ata Demirer oldu :D
Sevgiler…
Bu tur haberlerin ardindan hep dusundugum bir seydi bu, simdi musanin bu yazisi uzerine firsat bulmus oldum, paylasayim, hatta belki tartisma ortami acariz burda ya da baska bi yerde..
Hepimiz biliyoruz ki Turk halkinin cok buyuk bir kesimi inanilmaz derecede dizi tutkunu (kabul edersiniz ki buna biz de dahiliz, tek fark biz her sunulani izlemek yerine, biraz daha begenilerimize kulak veriyoruz)..hepimizin izleme nedeni farkli olabilir, ama hepimiz oole ya da boole bir seyler seyrediyoruz..
Genel cogunluga bakalim, ne yapar insanimiz, isini gucunu bitirir, yorgundur, evine gider, yemegini yer, ayaklarini uzatir, ve televizyonu acar, tabi ki boyle yapmayanlarimiz da vardir, ama ben buyuk cogunluktan bahsediyorum..geliri dusuk, ya da orta gelirli, normal aileler, ve ucuz bir eglence araci olan televizyon, belki o an onlara (ve tabi ki hepimize) sunulan degizik hayatlar eglenmelerini saglayip, bir an icin icinde yasadiklari hayat kosullarindan uzaklasmalarina firsat verebilir, oyle degil mi??
televizyonu actigimizi kabul ediyorum, ve simdi oyle devam ediyorum:
Bize sunulan ne? Diziler, binbir cesit(?), onlarca dizi, her ne kadar su anda orda yasamasam da ben bile iki ucunu devamli seyrediyorum, ve mutlu oluyorum, hatta cok sikilmissam, ve canim hicbir sey yapmak istemiyosa, oole televizyonu acip seyretmek geldiyse icimde, baskalarina da ara ara bakiyorum..
Ama simdilik beni gecelim, ben normal bir Turk ailesini pek yansitmiyorum, en azindan su sartlar altinda..
Benim bildigim ailelerin (en azindan cok buyuuuk bir cogunlugun) egitimli olsun olmasin en buyuk eglencesi her aksam baska bir diziyi seyretmek, bilmedigim ailelerin de boyle oldugunu dusunuyorum; peki bu diziler de neler var? benim zamanimda dizilerin yuzde doksaninin jonunun elinde silah vardi, ya agaydi, ya da ulkeyi kurtarmaya calisan yeralti adami..simdi de buyuk bir kesim yine boyle sanirim??
Canim arkadaslarim, biz hatirlamiyorum hangisi oldugunu da dizinin birinde olen bir adam icin cenaze yapilan, gercek hayatta evli bir adamla beraber oldugu icin cocuklarina duskun bir anneyi canladirdigi dizide afaroz edilmesine ramak kalmis, kotu kadin/adam karakterini canlandirdigi icin taslanmis, bicaklanmis dizi oyuncalarinin oldugu bir ulkede yasiyoruz!!! Siz butun bunlardan ne anliyorsunuz? Ozellikle egitim duzeyi dusuk kesimlerde bu tur diziler, ve bu dizilerin kahramanlari insanlarin hayale dunyasinin cok ciddi bir parcasini olusturuyor, ya da normal sizin bizim gibi ailelerde dizilerin kadin/erkek kahramanlari ozellikle cocuklarin, yaslilarin arkadaslari haline geliyor..
Dolayisyla ne sundugunuz onemli, gonul isterdi ki dunya pembe olsun, her yaptigimiz, her izledigimiz super kaliteli olsun, ama maalesef oole degil, ya da surekli egitici/ogretici programlar olsun, belgeseller olsun, …toplumu egitelim, degistirelim, ama ben buna da katilmiyorum, insanlari bir anda degistiremezsiniz, her gun adama belgesel izlettirmeye kalkarsaniz adam bi gun televizyonu alir sokaga atar, hic isi yoksa da gider kiraathane de oturur. Keske hayat mukemmel olsaydi, sorunlar da cozulmeye hazir ama iste hayatin bir suru rengi var degil mi?
Cok uzattim, biliyorum.
Ben demeye calisyorum ki, diziler zaten var , ve Amerikali amcanin biri bi fikir bulmus, bizim turkler maalesef daha once bulamamislar bu fikri, ama olsun, almislar ve bu dizi cennetine farkli bir sey getirmisler, sizler surekli okuyan, takip eden, internetin nimetlerinden faydalanan insanlar olarak bu dizinin baska bir ulkenin dizisinin aynisi oldugunu farketmis olabilirsiniz, bunu “ucuz ve uyuz” dabulabilirsiniz, ama bence bu silahlarin insanlari kahramanlastirdigi bir ortamda farkli bir kapi acilmasini saglamis. Ben sahsen bir kere bile “Grey’s Anatomy” seyretmedim, hatta Austin e gelmeden once haberdar bile degildim, etrafimdaki insanlar seyretmeseydi olmazdim da. Tamam benim nedenlerim farkli, ama Turkiye de kac kisi var Grey’s Anatomy yi seyreden, ya da haberdar olan? Bu niye onemli diyeceksiniz, su yuzden: Fikir disardan alinmis da olsa, dizi, oyunculari iyi olmasa da(ki bunun degerlendirmesini yapabilecek kadar bilmiyorum bu diziyi) evinde oturmus dizi seyreden insanlar icin bir fark yaratiyo. Acikcasi bu yazidan sonra acip bir bolumunu seyrettim, annesi hasta olan cocuk bir eczaneyi basti, ilac parasi olmadigi icin elinde kuru siki silah eczaciyi ilac vermesi icin tehdit etti, bi sekilde eczac vuruldu, olumcul bir yaralanmaya neden oldu..ilerdeki sahnelerde cocuk annem olecekti, cok fakiriz gibi syler sooledi, hem o kuru siki silahti, nasil oldurebilir siye sordu, eger oldurebiliyorsa nasil her tarafta izinsizce satilabilir? Size aci gelmiyor mu, ben sahsen bunun cok dogru bir mesaj oldugunu dusundum, parasiz olan, parasizliktan caresiz olan bir suru insan var, ve bu yansittiklari durum cok da seyrek karsimiza cikan bir durum degil, kuru siki silah olumcul olabilir, ortalikta satilmamasi gerekir (bu bir), ne kadar zor durumda olursaniz olun bu yapilan seyin suc olmadigi anlamina gelmez: cocuk ben sadece korkutma icin yapmistim, annem cok hastaydi, ilac almam gerekiyodu dedi, ama tutuklandi, evet cok aci, benim de icim aciyo, ama bu buna baskalrini oldurme hakkini vermemeli (bu da iki), ha belki bu sahne cocugun birinin kuru siki silahin oyuncak olmadigini anlamasina, adamin birinin de yoksul insanlar icin biraz daha bagis yapmasina neden olur, bu da benim pembe dunyam..ve takdir edersiniz ki bunlari “Grey’s Anatomy” ile saglayamazsiniz. Hatalar yok mu elbette var, bir baskasi da insallah onlari gorur, daha iyisini yapar, ama Doktorlar dizisinin ozeline inersek, en basitinden organ bagisi, hastaliklarin zamaninda tesbitinin onemi, vb.. gibi konularda birazcik da olsa mesaj verebilseler, birkac kisinin fikrini degistirebilseler bence daha iyi bir dunyada yasariz..
Evet katiliyorum, keske daha guzel, yaratici, saglam, her anlamda kaliteli seyler yapilsa, biz yapariz umarim, butun bunlarin yanlislarini, dogrularini gorur, biz yapabiliriz bunlari, ben sadece oturdugumuz yerden bu kadar kati yargilama yapmamizin dogru olmadigini dusunuyorum, gelismek, degismek, degistirmek o kadar kolay degil, ve sadece konusarak maalesef ki olmuyor…Mesela ben burdaki adamin biri iyi bir model yapmissa, ve su an icin daha iyisini dusenemiyosam onun yaptigi modeli kullaniyorum, ve bu modelle daha iyi, benim icin daha dogru uygulamalar yapmaya calisyorum, umarim bir gun kendi modelimi de kurabilirim, o da umudum, hayalim, pembe dunyam olsun.. ama hicbir zaman kendimi kotu bir sey yapiyormus gibi gormuyorum.
sonuc olarak, bence bu kadar kolay hirpalamak dogru degil, ama daha iyisini yapmak elimizdeyse umarim yapabiliriz, kendimiz, insanimiz, ya da ulkemiz icin..
not1: musacim, heralde en kocaman yorum bu oldu sayfandaki umarim sansur yemem:)
not2: insana ulkesinden uzakta olunca daha bir baglaniyor ulkesine, o yuzden birazcik uzatmis, abartmis olabilirim, olduysam affola
not3: hocam burda benden is bekler, o yuzden cok hizli yazmaya calistim, artik imla falan kalmadi yani, bunun icin de affola..
kocaman sevgilerimi yolluyorum hepinize,
ipek
Sevgili ipek, tarihin en uzun yorumu için çok teşekkür ediyorum. İnan bu kutuya bu kadar çok yazılabildiğini bile bilmiyordum :)
Benim bu yazıda yazmadığım, hani aklıma gelipte yazmadıklarımdan sen bahsetmişsin; elinde silah olmayan karakterlerin de olabilecegi, ya da doktorlar ile verilebilecek olan farklı mesajların olası güzelliği. Bu konularda sana şiddetle katılıyorum, farklı olanın güzelliğidir bence yine ucuz bir kopyanın bu kadar çok izlenmesi.
Güzel dileklerine katılıyorum bende, umarım ileride daha keyifli konular, ama çok daha az şiddet izleriz ekranlarda.
Ankara dan uzaklara bende sevgilerimi iletiyorum :)
Alper im.. demek sana haber atlattım? he he!
Yok daha başlamadım Lost a… sabırla (ve heyecanla) bekliyorum şimdilik!