Senaryo
Sabah posta kutunuzda uzun zamandır görmediginiz bir arkadaşınızdan bir email bulurusunuz. Kısa ve öz olmasına bakmadan uzun bir cevap yazmaya girişirsiniz.. Sonra telefon çalar.. bir de bakarsınız sabah maili atan “dayanamamıştır hasretinize” ve sizi aramaktadır.
Sevinip yazdıklarınızı sözlü anlatırsınız, içten ve samimi… O da birşeyler anlatır.. hayatına dair..
Sonra, bir garip soru sorar; “şu restoran neredeydi?” diye.. kartvizit arar, bulamaz, telefonda adresi tarif edersiniz “.. okulu geç, sağa dön..ileride solda”
Teşekkür eder ve kapatır.. sizde kapatırsınız!
Sonrasında bir garip hüzün sarar içinizi.. özlem! bir de garip bir şüphe “neden aradı beni?”.. yoksa sadece adresi sormak için mi?.. gerisinin bir anlamı yok muydu?
Çok mu şüpheci bir adam oldum ben?.. bilmiyorum … ama içimden geçenleri yüksek sesle düşünmeden edemiyorum.
March 27, 2007 2 Comments