Lifelog of Musa Yılmaz

Getting things done?

Kısaca GTD..

Yaklaşık bir sene önce, herşeyden deli gibi bunaldığım bir dönemde, keşfettigim (google sağolsun), sanal alemde oldukça meşhur bir hayatı organize etme yöntemi.

David Allen isimli bir kişi tarafından geliştirilen, hatta çok satan bir kitabı olan, oldukça basit ama (bana göre) harika bir yöntem.

GTD nin wikipedia sayfası, ilgilenenler için, oldukça güzel bir başlama noktası olabilir, fakat net te dolaştıkça herkesin kendine has bir uygulama (versiyon) geliştirdigini keşfettim.

İlk başlarda bunun neden(ler)ini anlamasam da, 1 senelik denemelerim (ah neler denedim..) sonunda, bende kendime has GTD halini ancak oturtabildim!

Sanal alemde bu kadar meşhur olunca, elbet te bilinen pek çok program (outlook, firefox, gmail..) için GTD eklentileri mevcut. Eger laptop unuz vucudunuzun ayrılmaz bir parçası degil ise klasik olanı, yani kalem ve kağıdı öneririm.

Ben 3 e bölünmüş A5 boyutunda bir defter kullanıyorum; sırasıyla bölümler

  1. Inbox (Gelen kutusu)
  2. Actions (ilk eylemler)
  3. Daily Plan (günlük plan)

İlk olarak Inbox ı doldurmak gerekiyor, buraya yapmanız gereken (özel, ya da işle ilgili) tüm işleri yazıyorsunuz. İlk defa yaptığımda, aklıma gelen herşeyi kağıda dökerek kafamı boşaltmış, o gece harika bir uyku çekmiştim.

Yöntemin bana göre en başarılı olduğu yer burası. Aslında önemli olan tüm işleri kağıda dökmek ve bunun sürekliliğini sağlamak.ilk seferden sonra, karşınıza çıkan her türlü yeni işi buraya yazmak gibi güzel bir alışkanlık edinmemiz gerekmekte. İşlerin bir yerde yazılı olduğunu bilmek ve Unutacağım korkusundan kurtulmak emin olun tarif edilmez bir rahatlık şağlayacaktır.

Inbox dolunca, bir süre dinlendikten sonra, listeyi elden geçirmek gerekiyor ki ikinci kısma geçebilesiniz. Burada her işi tek tek ele alıp, kendi kendinize soruyorsunuz; ben bu işi yapalabilirmiyim?

Cevabınız evet ise ve işi yapmanız 2 dakikadan az sürüyor ise hemen yapıp ortadan kaldırıyorsunuz. Eger daha uzun sürecek ise, bu iş için atılması gereken ilk adım ne olmalı? yı bulup bunu Actions kısmına yazıyorsunuz. Bunu yaparken, o işin daha sonraki aşamalarını ise kesinlikle düşünmüyorsunuz (bu da üzerinizdeki stresi azaltmanın 2. yolu).

Örnegin, işlerinizin arasında “ayşe ye doğumgünü partisi organize etmek” olabilir. Bunun ilk adımı “davetli listesi çıkartmak” ise ilk eyleminiz bu daha basit “liste hazırlama” işi olacaktır. Yöntemin 2. kritik özelliği işte tam da burada, her işi bütünü ile kocaman görmektense, küçük parçalara bölüp üstesinden gelmekte, yatıyor. ilk eylemi yaptıktan sonra inbox ınızı tekrar gözden geçirdiğinizde, bu sefer “partinin yapılacağı yer alternatifleri belirlemek” ikinci basit eyleminiz olacak ve Actions kısmında yerini alacaktır.

Son kısım, Günlük Plan, ise tahmin edeceğiniz gibi 2. listedeki minik eylemlerden oluşturacağınız günlük yapılacak işler liste(ler)inden oluşacak. Akşam uykudan önce, ya da sabahın ilk saatlerinde bu listeyi oluşturmak, hatta 2-3 günlük yapıvermek sizin keyfinize ve yoğunluğunuza kalmış.

Yöntemin son can alıcı kısmı ise, tüm bu sistemi sürekli güncel tutmaktan ve bütün bunları yaparken keyif almaktan oluşuyor.

Hatta keyif almak o kadar öenmli ki, yöntemin babası dahi “kendinize göre şekillendirin ama ne yaparsanız yapın mutlaka eğlenerek yapın” demekte.

Tagged as:

4 Responses to “Getting things done?”

  1. evren says:

    heh

    Gcal kullan üstadım. Ben GCAL olayına geçtim, sürekli yapacaklarımı oraya yazıyorum. Sonra bana mail atıyor, günlük planımı. Sonra SMS bile yolluyor reminder olarak :)

    Şiddetle GCAL tavsiye ederim. Kağıt felan zor işler. KAğıdı işyerinde unutursun, evde unutursun “ay naapcaktım ben” olursun.

    http://calendar.google.com

    Google reklamlarını izlediniz… :P

  2. musa says:

    Evren im, Google reklamları için teşekkür ederim.. Calender çok başarılı bir ajax uygulaması, bende herkese tavsiye ederim. Ama dedigim gibi ben eski usul sevenlerdenim, hani kağıdı ve kalemi sürekli yanında taşıyanlardan :)

  3. evren says:

    Kardeşim kağıt kalem devri bitti. Yanında taşı taşı nereye kadar. Ha bi açıdan bazen iyi oluyor. O zaman da şunu tavsiye edebilirim. Cep telefonu ile senkronizasyon felan :)

    Hatta paramız olsa bi tane blackberry almak lazım. Yeni pearl versiyonu. Mis mis ama çok pahalı 950 YTL + KDV, ohannesburger oluyorsun.

  4. musa says:

    Pearl ü bende çok beğendim, ama fiyat da pek tuzlu imiş..

Leave a Reply

You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>