Lifelog of Musa Yılmaz

İstanbul vizesi?

Başbakanımız geçen gün sordu, kürsüde tabiki (sever ya oradan konuşmayı hep), “Neden geldin istanbul a, paran var mı?“…

varsa; gel! Hatta sana yeni bir gökdelen daireside satalım.

yoksa; gelme! Ne işin var senin istanbul da, boğazı görsen ne olurki, sen git şimdi köyüne, seçimde bana oy ver yeter ….

Kaç sene belediye başkanlığı yaptığı, hatta içinde doğup büyüdüğü, kenti tanımaktan, sorunlarını anlamaktan (çözmesi konusunda herhangi bir umudum yok elbet) bu kadar aciz bir insan olabilir mi?… Önerdigi çözüme bakın.. vize koyalım da gelenden hesap soralım! Tam bir dikta çözümü. Bu adamdan başka ne beklenebilir ki.. 

O zaman açalım birer istanbul konsolosluğu her ilde, dikelim kapısına nemrut suratlı hatunları, sorsunlar bize… “gidiyosun emme!.. niye, kaça.. nasıl.. nerede…” hatta yeni bir pasaporta da gerek yok, mevcut pasaportlarımıza yapıştırsınlar istanbul vizemizi… yetmedi, çıkış harcıda alsınlar..  

Vize nin anayasaya aykırı olacağını düşündüm önce;

MADDE 23. – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Sonra baktım ki… “Yerleşme hürriyeti, ……sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ….. Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.”

Demokratik anayasa dedikleri bu olsa gerek? Önce hakkı ver, sonra sınırla..

Bugünkü Cumhuriyet te başbakana verilecek en güzel cevabı okudum, Ali Sirmen artık 1-2 kuşak önce göçenlerinde göç ten şikayet ettigini söylüyor ve sonra RTE ye “keşke babasına ve dedesine sorsaydı aynı soruyu, aldığı yanıtla belki gerçeği anlardı” diye sesleniyordu.

February 3, 2007   No Comments