Lifelog of Musa Yılmaz

Posts from — January 2007

Love will come through

Çok sevdigim bir dizi var; Grey’s Anatomy.. çarşamba akşamları beni dizimax e bağlayan tıp merkezli (ama bol bol meşk olan) diziyi, digi kutumu iade ettigimden beri internet üzerinden izliyorum (hayır abc nin sitesinden degil, adamlar ip kontrolü yapıp “sen amerikada degilsin” diyorlar bana..)

Yakın zaman önce dizinin “doktorlar” adı altında türkçe kopyasıda bizim ekranlarımızda boy göstermeye başladı.. Hatta bayram da ilk bölümünü defalarca “aaa … bak greys in ilk bölümünde de böyle olmuştu” diyerek izledim. Rahatsız edici derecede birebir kopya olan doktorlar (manzaralı balkonu biraz kısa tutumuşlar sadece) da sansüre uğrayan tabiki türkiye standartlarına inen (edepleşen) meşk mevzuları olmuş.

Geçtigimiz perşembe gecesi okyanusun karşı kıyısında greys in 3. sezonun 11. bölümü (Six Days Part I) ekranda göründükten saatler sonra benim ekranımda idi..

Bu yazının sebebi diziden çok bu bölümün sonunda çalan travis in şarkısı “love will come through”..

“So take me don’t leave me
Take me don’t leave me
Baby, love will come through
it’s just waiting for you”

January 13, 2007   No Comments

Elephant

Dün Gus Van Sant ın Elephant filmini izledim..

Sıradan bir film degil di kesinlikle.. özellikle çekimler; kişilerin etrafında dönen ve sürekli takip eden kamera & bulutların degiştiği o gökyüzü sahneleri bence harikaydı.

Sıradan olmadığının ikinci göstergesi kurgusuydu bana göre: sıradan bir amerikan lisesindeki ögrencilerin yaşamlarından bir günü anlatırken, aynı olayı farklı kişilerin gözünden tekrar tekrar yaşamak filmi sıkıcılıktan öte gerçekçi yapmaktaydı.

Konu, şüphesiz 1999 da columbina lisesinde 12 kişinin öldüğü katliam idi..

Filmin çarpıcı kısımları, bir sahnede harika piyano çalan bir gencin, diğer sahnelerde elindeki tüfek ile (adeta bir bilgisayar oyunundaki gibi) insan avlaması.. kafeterya ya gidip yemek seçen 3 kızın yemekten sonra (sanki normal olan buymuş gibi) midelerini tuvalete boşaltmaları.. internet ten sipariş edilen tüfegin, kargo ile kapıya kadar teslim edilmesi..

Filmin o sanki zamanı yavaşlatmış ve hatta durdurmuş havasında, tüm bu görüntülerin beni dehşete sürüklemesini beklerdim.. fakat filmin tarafsız bakış açısı, daha çok insanlığın sınırlarını sorgulamama sebep oldu.

January 11, 2007   No Comments

iPhone

Apple sonunda baklayı ağzından çıkardı.. ve web sayfalarına bir “tab” daha ekledi… iPhone

 

Son bir saattir.. onu izliyorum.. muhteşem olmuş

Cep telefonu + iPod + Web Tarayıcısı bir arada… üstüne apple ın tasarımdaki inanılmaz yeteneğini ekleyin: muhteşem bir ürün karşınızda!

Fiyat henüz belli degil ama özellikleri:

3.5″ ekran, 2 MP kamera, Bluetooth, EDGE, WiFi, 4 ya da 8 GB hafıza, 5 saatlik konuşma & 16 saatlik muzik dinleme süresi, 4 farklı GSM bandında çalışma (sanırsam tüm dünya kapsama alanında), ve tabiki dokunmatik ekran!… (resimde görüldüğü üzere: “slide to unlock“)

Parmaklarım tutuldu, söyleyecek başka söz bulamıyor ve sözü apple a bırakıyorum:

Built-in Advanced Sensors

iPhone’s accelerometer detects when you rotate the device from portrait to landscape, then automatically changes the contents of the display, so you immediately see the entire width of a web page or a photo in its proper landscape aspect ratio.

The proximity sensor detects when you lift iPhone to your ear and immediately turns off the display to save power and prevent inadvertent touches until iPhone is moved away.

An ambient light sensor automatically adjusts the display’s brightness to the appropriate level for the current ambient light, thereby enhancing the user experience and saving power at the same time.”

Daha ne diyebilirim .. degil mi?

January 9, 2007   3 Comments

Dubai den sevgiler ile…

Hayır ben gitmedim..

Ama Ayşe Arman gitti ve hatta yerleşti bile… aman kurtulduk ondan derken, hala yazmaya devam ediyor inatla.. yani kurtulamadım!

Bugün hürriyette çıkan yılbaşı yazısını gördüm, çarpıldım.. hani moda deyimle “kal geldi”

Boşyere okuyup yormayın kendinizi.. ben özetlerim; ayşe hanımın dostları onu yılbaşında ziyaret etmişler, tabiki cennet dubai de, önce ev hazırlığı ikea ve ace den yapılmış (bu kadın her yazısında reklam yapmaz ise ölür zaten), sonra o çok lüks evlerinde amanın aman yiyip içmişler, kızı zıplamış, koşmuş ve hatta uyumuş (ayy inanmıyorum..!). Yazının en önemli (trajik) kısmını ise sonuna saklamış tabiki; ayşe hanım dostluğun önemini keşfetmiş.. sevgili seçimi kadar önemli imiş…(bu yaşta ancak..günaydın)

buram buran 15. sınıf kokoş hatun muhabbeti ve zekası kokan bir yazı.. 

January 8, 2007   No Comments

Antalya dan..

dün.. yeni yılın ilk güneşi altında, konyaltı beach park ta oturmuş kemer sahilini ve antalya yı seyrediyordum: tv lerin aksine denize giren kimsecikler yoktu..

işte yeni duvarkağıdım..

:)

January 8, 2007   2 Comments

Aşkım.. baksana bana

Nazan Öncel in o dillere düşen şarkısının sözleri, geçen haftasonu benimde dilimden düşmedi.. hemde biricik aşkıma söyledim doya doya..

Biricik aşkım, muhalefetçi yeğenim, beter böceğim, esmer güzelim, Şevval im, geçtiğimiz cuma günü 2 yaşını doldurdu; nice yıllara boncuk gözlüm..

January 8, 2007   1 Comment

Elveda Juliet

Fazlasıyla uzamış bir bayram tatilinden bu sabah döndüm ankara ya..

Keyifli geçen tatilin rotası bayramın son günü gelen bir ayrılık haberi ile ansızın degişiverdi..

Juliet, kalbine yenik düştü ve sevdigi topraklardan çok uzakta hayata son kez gülümsedi..

Ama zamanın sonuna kadar sürecek uykusuna o çok sevdiği antalya da başladı.. güneşin herdaim gülümsediği kentte, çam ağaçlarının gölgesinde yatıyor artık.

Aklımda, birlikte geçirdiğimiz onca yazdan kalan binlerce anı ile veda ettim sana.. ama insan hep o en son anı hatırlıyor degil mi?.. en son olduğunu asla tahmin edemeyeceği o an keskin bir bıçak gibi saplanıveriyor aklına; geçen yaz nemli bir akdeniz gecesinde havuz başında dans etmiştik birlikte.. sen benim aşk hayatımı sorgularken, ben sana gençlik anılarımızı hatırlatırken aklımızda ayrılık yoktu degil mi Juliet? 

elveda güzelim.. elveda.

January 8, 2007   No Comments