Yoruldum..
Daha sabahın 10:30 u bile olmadı ama yoruldum..
Odamın şeklini degiştirdim, sırf dört duvar olmasın hayat diye, degişiklik iyi gelir dedim… geldi belki.. ama insanların zihnini, beyinlerini, mantıklarını, düşünce şekillerini, işleyişlerini, degiştiremedikten sonra neye fayda ediyor ki? 4 duvar bunlardan koruyamıyor ki!
Dün gece google-earth te bilmedigim ama görmek istedigim şehirlerin üzerinde uçarken, düşler kurarken, bu sabah tüm enerjimle tam da oturmuşken.. tekrar düşüvermek..
Yoruldum tüm bu iniş çıkışlardan!
Pes etmek kolay, mücadele etmek zor olan! biliyorum.. ama bazen de ayağa kalkabilmek için şarkılar bile yetmiyor.

Rastlantının böylesi denir bu duruma… Elimde Ahmed Arif siirleri, kendi prangalarimi eskitiyorken, bir siirin hos misralari carpti gozume… Dur dedim, Musa okumali bu misralari…
“…
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçeride, dışarıda, derste, sırada,
Yürü üstüne – üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.”
Bu yazıya böyle bir cevap yakışırdı zaten.. teşekkür ederim güzelim!