Asker Erdem
Zaman çabuk akıyor.. bu sabah kalktığımda bunu düşünüyordum.. daha 4 ay önce, sıcak bir yaz günü ege ye doğru birlikte yola çıktığım adamı, bu sabah askere uğurladım.. O yaz günü, arabada sohbet ederken, asırlar kadar uzak görünen gün sonunda gelip kapıya dayanmıştı.
Bu sabah, puslu bir ankara gökyüzünün altında, aşti de, sımsıkı sarıldık ve ayrıldık.. otobüs giderken.. ardından.. zaman su gibi aksın diye sular döktük… Yerküreye dağılmış tüm sevdiklerim gibi, Erdem de giderken yanında benden bir parça aldı götürdü.
Şimdi gece yaklaşırken bu şehirde.. ay bulutların arkasında saklı iken.. gece buz gibi sessiz iken, elim istemsizce telefonuma uzanıyor; oysaki biliyorum.. her sevindigimde, üzüldügümde konuştuğum ya da sırf sesini duymak için aradığım dostum a bu gece ulaşamayacağım.
Bu gece anlıyorum ki, ayrılıktan daha zor gelen konuşamamakmış…
December 12, 2006 2 Comments
Maddy, Confession
Gelmedi.. İstanbul a.. oysa ne de çok beklemiştim gelsin diye.. Koşa koşa bilet almaya ilk gidenlerden olacaktım.. hayatımın 3 te 2 sini muhteşem şarkıları ile süsleyen bu kadını sahnede görmeyi deli gibi istiyordum..
Olmadı işte… başka bahara kaldı!
Bu akşam.. son 1 saattir.. oturmuş youtube dan konser videolarını izliyorum. Muhteşem bir performans, harika bir gösteri, dinlemeye doyulmaz şarkılar..
Turne den birkaç şarkı seçtim:
Önce.. sahneye girişi ile olay olan Live to Tell;
“A man can tell a thousand lies
I’ve learned my lesson well
Hope I live to tell
The secret I have learned, ’till then
It will burn inside of me”
Sonra… ilk gençlik yıllarımın şarkısı.. La Isla Bonita;
“Last night I dreamt of San Pedro
Just like I’d never gone, I knew the song
A young girl with eyes like the desert
It all seems like yesterday, not far away”
ve son olarak.. Music;
“Music makes the people come together
Music makes the bourgeoisie and the rebels”
December 12, 2006 No Comments


