Posts from — December 2006
Hoşgeldin 2007
Gidiyorum yine.. yaklaşık 1.5 saat sonra.. bir güzel otobüs beni alıp antalya ya doğru hareket edecek.. arka sıradaki tek kişilik yerimde okuyacak kitabım, izleyecek filmlerim ve bagajda gidecek tıka basa dolu bavulum ile hazırım belki ama.. bir parçam da yine ankara da kalıverecek!
ankara dan 15 derece daha sıcakmış antalya.. ısınacağım yani.. yapılacak işlerimde yanımda, mert için taze oyunlar da!
Bu sabah çok güzel bir mesaj buldum bu sayfanın yorumları arasında, iki sevgili dostum Murat ve Cenk, Edmonton da buluşuvermişler.. çok özledim sizleri.. öyle çok zaman oldu ki görüşmeyeli.. yolda internete girecegim.. dilerim rastlarım size! ama görüşemez isek.. bol bol muhabbet edin birlikte.. eski günlerden bahsedin.. ben buradan sohbetin koyu sıcaklığını mutlaka hissederim.
Bir süre yazamayacağım bu sayfaya..
O yüzden yeni yıl dileklerimi sıralamak istedim..
Tek bir dileğim var benim.. tezi bitirmek..
Sizlere de kocaman bir mutluluk, bir dolu sağlık, ve eksilmeden artan başarı diliyorum..
December 30, 2006 2 Comments
İstanbul Güncesi: 24 / 12 / 2006
01:02 – Fatih Ekspresi – Polatlı & Eskişehir arası bir yerde
Kaçtım mı? Hayır! Sadece geride bıraktım Ankara yı, benim sadık şehrimi. Biliyorum dönünce yine bekleyecek beni, sadık bir eş gibi huzurlu kollarını açmış kapıda bulacağım onu. Oysa, ben yerinde duramayan arsız bir delikanlı gibi onu aldatmaya gidiyorum. İstanbul, gözleri işveli bir fahişe gibi bekliyor beni.
December 30, 2006 2 Comments
iPod tower?
Söylentiye göre, dubai de ipod şeklinde bir kule yapılacakmış, tıpkı “dock” una yerleştirilmiş bir ipod gibi 6 derece geriye yatık olan bu binada otel de olacakmış, ot da olacakmış, daireler bilmem kaç milyon doler olacakmış.. mış da mış.. haberi okumak isterseniz burada!
Bende devamını yazayım.. yanına yakın zamanda bir PS3 kulesi dikilecekmiş, yolun hemen karşısına da Wii şeklinde bir alışveriş (ve yaşam) merkezi kondurulacakmış..
December 27, 2006 Comments Off
Tez İzleme Komitesi Formu
Tez İzleme Komitesi, namı diger TİK, ya da benim sevgili danışmanımın diline takıldığı şekli ile; KİT (hayır kara şimşek teki kit ile karıştırmayalım lütfen), 3 akademik danışmandan oluşan sizi 6 ayda bir en azından karşılarında görmek isteyen şirin mi şirin bir komite..
Okulumun bürokratik formatileleri arasında bu komitenin atanması (ve olası diger degişiklikler için) 29-A formu kullanılıyor. Geçtigimiz hafta (perşembe TİK im vardı) tekrar gerek duydugum bu formda dikkatimi çeken bir yenilik gördüm;
“İzleyici Öğretim Üyesi (Sadece ÖYP öğrencileri için)”
Evet, yanlış okumadım, ögrencinin ÖYP (ögretim üyesi yetiştirme programı) na kayıtlı olması durumunda komitedeki üye sayısı 4 e çıkıveriyor.. İlginç degil mi?
buna iki farklı yorum getirilebilir bana sorarsanız;
a) Okul, ÖYP ögrencilerine çok değer veriyor, o yüzden daha verimli (sıkı) çalışsınlar diye denetim organına takviye kuvvet göndermiş.
b) Okul, ÖYP ögrencilerine (ve üretecekleri tezlere) güvenmiyor, o yüzden 3 kişilik bir komitenin yetmeyeceğine kanaat getirmiş.
Sizce hangisi?
December 27, 2006 1 Comment
Robot Kütüphaneciler
Bugün wired da okuduğum habere cidden üzüldüm…
Chicago State in yaptırdığı 38 milyon dolarlık kütüphane de, rafların arasında sadece robotlar dolaşıyormuş, ögrencilere yassak yani..!, sipariş edilen bir kitap ya da dvd 1-2 dakiak içerisinde üzerindeki özel etiket ve yerleştirme sistemi sayesinde elinize ulaştırılıyormuş, iadeler içinde aynı durum söz konusu elbet.
Yazıda verilen rakamlara göre:
“Average time for a robot to retrieve five books: 2.5 minutes
Average time for a student to retrieve five books: 2 hours”
Klasik bir 21. yüzyıl akılcılığı, verim tutkunluğu öyküsü yani..
Görmeden, dokunmadan, hissetmeden kitap alamayan benim gibi biri için trajik bir öykü aynı zamanda..
Oysa o 2 saat boyunca yüzlerce başka kitaba dokunup, ilginizi çekenleri kurcalayıp, kitap raflarının arasında kendinizi ve zamanı unutabilirdiniz..
Hani şu mastercard reklam sloganı var ya: parayla satın alamayacağınız şeyler vardır!, diye..
December 27, 2006 Comments Off
Vapur – Galata – Martı
Geldim.. ama aklımda kaldı orada!
Ayaklarım yoruldu belki, ama ruhum dinlendi.
Kaç zamandır yapmayı istediğim şehir güncesini tuttum; minik not defterime yazılar yazdım, resimler çektim.. bir başıma dolaşırken İstanbul da gördüklerimi ve hissettiklerimi kaydettim!
December 26, 2006 Comments Off
Bekle İstanbul
Ben geliyorum..
Hem de trenle..
Pazar sabahına Haydarpaşa da uyanacağım, karşıdan sevgili Galata nazlı nazlı selamlayacak beni… bir beyaz vapur karşı kıyıya taşıyacak beni.. yedi tepeli kentin tüm o karmaşaşı içine bırakacağım kendimi!
Bekle istanbul.. ben geliyorum..
December 23, 2006 3 Comments
Hazır SMS ler
Hani şu bayram da seyranda gelen “mutluluk bankasına adınıza sevgi dolu bilme ne kadar hesap açıldı..” tadında sms ler var ya.. uzunca bir süre bunu insanların kendilerinin yazdıklarını düşünmüştüm, tabi biraz da süphe vardı içimde ama, işte iyi tarafından bakıyordum hep..
Geçen yaz Mersin de, Ankara ya dönüş otobüsünü beklerken bakındığm dergilerin arasında allı güllü bir dergi çarpmıştı gözüme. İçinde her türlü durum içim; sevgi, ayrılık, nefret, bayram, yılbaşı, noel.. vs.. için hali hazırda yazılmış özlü sms ler vardı.
Benim gibi yazmaya ve okumaya tutkun bir insan için 160 karakter hiç yetmez iken, insandaşlarım düşünerek ve kendilerinden katarak özel birkaç satır yazmaktansa, kolay olanı, başkalarının kendileri yerine düşündüklerini, yazmayı tercih ettiklerini ögrenmek dokundumuştu bana..
Geçirdiğim küçük çaplı şokun etkilerini hala üzerimden atamamışken, bugün hürriyetin yılbaşı sayfalarında bu çok özel sms kısmını buluverdim..
sevgiliye gönderilmesi (pardon atılması) uygun görülen bu kısa mesajlardan en beğendiğim ise:
“Sen; Bailes’s kadar tatlı, Tekila gibi çarpıcı, Dhmple kadar asıl, Kanyak gibi sıcak, şampanya gibi özel, Malibu kadar egzotik, Kokteyl kadar karmaşıksın…”
Ben bir hatun olsam ve herifin teki bana böyle bir mesaj yollasa.. kafadan kopar ama onunda kafasını kopartırdım muhtemelen!
December 23, 2006 Comments Off