Düşünce özgürlügü..
Ülkemin gündemi son birkaç haftadır 301. madden etrafında dolanıp duruyor. Ben hangi taraftayım diye sorarsanız, sonuna kadar fikirlerimi özgürce bagırmaktan yanayım. Eylem ve Fikir in farklı oldugunun kabul edilmesini, eylem in suç sayılabilecegini ama fikir in suç sayılmaması gerektigin inanıyorum.
Bu sayfaları yazarken bile kulladıgım kelimelere dikkat ediyorum.. çünkü birgün biri beni kendine, ülkesine, ideolojisine hakaret etmiş sayabilir ve hatta dava açabilir degil mi? Oysa ben diledigimce korkmadan yazmak istiyorum, çekinmeden 10 defa tartıp 5 defa eksiltip 3 defa yumuşatmadan yazıvermek istiyorum. Kalemin ayarı kaçsın demek te istemiyorum, yazı yazmak sanattır, marifettir, dünyadaki en büyük keyiftir bence… uslubuyla yazmak ama rahat rahat yazmak istiyorum.
Ve hatta bazen küfretmek bile istiyorum, keşke yasalarımız izin verse de bazılarına saydırabilsem istiyorum bazen.. küfür kullanmayı sevmem, kullanananı da sevmem, ama öyleleri var ki hatta öyle eylemleri var ki.. ve hatta öyle kasıla kasıla dolaşmaları var ki.. çıldırtıyor beni işte.. kim mi? en başta sevgili başbakan rte; dil bilmeyen başbakan, iyiki ingilizce bilmiyor, yoksa dışarıda neler söylerdi kimbilir, “hey bush! say hello to your mom”.. merak ediyorum çevirmenleri neler yapıyor, neleri yumuşatıyor.. ah ah.. kimsede yazmıyor, efendim robert de niro ile yemek yemiş, georgetown üniversitesinde konuşma yapmış.. merak ediyorum kim çeviriyor onları türkçeden ingilizceye… hayır hiçbir gazete de yazmıyor ingilizce bilmedigini… zamanında “bol bol dogurun allah rızkını verir” diyen adamı öyle bir satıyorlar ki.. kimi kime satıyorlar.
Birkaç hafta önce viyana da mcdonalds ta kasiyerlik yapan uzakdogulu kız bile (aşagılamak için degil, tersine yüceltmek için) hem almanca hem de ingilizce biliyordu, şehrin kalanıda çift dilli idi.. medeniyet ingilizce konuşmakla olmaz belkide, ama fark ettirirsiniz, düşünsenize biriyle konuşurken sürekli çevirmenlere ihtiyaç duydugunuzu… ve bu adam sizin başbakanınız … o muhteşem çocukları ile orada benim güzel ülkemi temsil ediyor, konuşma yapmış… ezberleyip okumuştur en fazla..
ve asıl çıldırtan, sırf oraya gidebilmek için, lübnana asker tezkere sini çıkarttıktan sonra, ve hatta üstüne yan gelip yatma yeri dedikten sonra… taaa oradan, bir okyanus ötesinde hala .. konuşuyor… ve artık umarım herkes biliyordur rte nin evinin yanında istanbul da kantin de askerlik yaptıgını.. ah güzel ülkem sandıkta bunları hatırlar mısın acaba? yoksa 5 ay köprü inşaatının düzensizliginin çilesini çekip, açıldıktan sonra aman pek bi yanar döner oldu deyip unutur musun yine?
October 2, 2006 No Comments